Anasayfa Fiziki Doğal Yıkımlar Soğuk Tarih: 17 Ağustos 1999

Soğuk Tarih: 17 Ağustos 1999

774
0
PAYLAŞ

Bundan 18 yıl önce, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02’de merkez üssü Gölcük olan deprem 45 saniye içerisinde binlerce can aldı, yıkımdan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı.

1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 Depremi olarak anılan yıkımın etki alanı çok genişti. Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ile çevre il ve ilçelerde büyük bir yıkıma neden olan deprem Ankara’dan İzmir’e değin çok büyük bir alanda duyumsandı(hissedildi).

Depremin merkez üssü.

Elektrikler kesik, olanaklar kısıtlıydı. Dış dünya ile iletişim kesilmişti. Oysa ilk 24 saat depremde çok önemliydi. İlk arama-kurtarma çalışmaları toplumca gerçekleştirildi. İnsanlar kötü salığı(haber) önce radyodan duydular. Ertesi gün televizyoncuların olay yerine varması sonrasında Türkiye gördüklerine inanamadı.

Hala kulaklarımızda çınlayan bir ses: Sesimi duyan var mı?

2010 yılında yayınlanan Meclis Araştırması Yazanağı’na(rapor) göre 18.373 kişi yaşamını yitirdi. 48.901 kişi ise yaralandı. Devletin bütün kurumları 17 Ağustos ve onu izleyen ilk birkaç günde tümüyle etkisiz olduğu için insanların yitirdikleri yakınlarını hiçbir resmi işlem yapmadan toplu gömütlere(mezar) gömmek durumunda kaldıkları biliniyor. Bu nedenle can yitiminin resmi sayıların üzerinde olduğu bir gerçek. Vikipedi’de yer alan ve resmi olmayan veriler hepten can yakıcı: 50.000 ölüm, ağır-hafif 100.000’e yakın yaralı.

Dönemin Başbakanlık Müşaviri Ahmet Şağar, Can Dündar’ın yapımcılığını üstlendiği “O Gün” adlı belgeselde durumu şöyle özetliyor: “Biz valilerle Başbakan arasındaki bağlantıyı akşam 19:00’da sağlayabildik. Gölcük’teki tahribatı 11:30’da öğrenebildik. Haberleşme tüm boyutlarıyla işlemez olmuştu.” Yine aynı belgeselden Ankara’da bulunan Başbakan Ecevit’in İstanbul’daki Cumhurbaşkanı Demirel’e telefon ile ulaşamadığını öğreniyoruz. Ayrıca yakınlarının durumunu öğrenmek üzere helikopter ile Adapazarı’na giden dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’ın gördüğü ağır görüntüyü Ankara’ya amatör bir telsizci yardımı ile aktardığını da.

Salığı alınca deprem bölgesine akın edenlerin oluşturduğu yoğun araç trafiği nedeniyle TEM ve E-5 kilitlendi. Trafik, yaralıların deprem bölgesinden cankurtaranlarla çevre il ve ilçelerdeki hastanelere ulaştırılmasını güçleştirirken yardım araçlarının da deprem bölgesine gelmesini geciktirdi. Bu durum ivedi(acil) yıkım(afet) politikalarının yaşamsal önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Dönemin Gazete Salıkları

18 Ağustos 1999 Çarşamba
19 Ağustos 1999
21 Ağustos 1999 Cumartesi

285.211 konut, 42.902 işyerinin hasar gördüğü 17 Ağustos Depremi ile birlikte Türkiye’nin gündemine giren Jeofizikçi akademisyen Ahmet Mete Işıkara, “Deprem öldürmez, yapılar öldürür.” derken önemli bir soruna parmak basıyordu. Plansız kentleşme, riskli yapılaşma, yaptırımsız denetim ve eğitimsiz kitleler… Ve toplumdaki deprem bilincine ilişkin şöyle diyordu: “Okul, ev ve iş yerinde önlem alma ve doğru davranma %28’e çıktı. Bunu yükseltmeliyiz.” Depremi radyodan duyan köpekli ve doktorlu sivil bir arama-kurtarma takımı 1 saat 25 dakika sonra Avcılar’daydı. Çoğunluğun adını ilk kez o gün duyduğu AKUT, 17 Ağustos Depremi’ndeki arama-kurtarma çalışmaları boyunca 200 kişiyi göçük altından çıkardı.

17 Ağustos Depremi sonrası Kocaeli’de çadır kenti gezen dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın burnunu sıkmasıyla ünlenen Erkan bebek artık 18 yaşında ve depremin 15. yılında AKUT’a üye oldu.

Örgütlü, örgütsüz binlerce kişi deprem bölgelerine yardıma koştu. Zonguldak maden işçileri küreklerini kapıp geldi. 51 ayrı ülkeden 1.700 gönüllü arama-kurtarma çalışmalarına katıldı.

2.200 dava açıldı ancak yalnızca 40 kişi suçlu bulundu, kalan davalar da 16 Şubat 2007 yılında zaman aşımından düştü. Yalova’da ceza aldığı bilinen tek ad Veli Göçer oldu. Yaptığı konutların yıkılması sonucu 195 kişinin ölümünden sorumlu tutularak 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan müteahhit Göçer depremin 12. yıldönümüne kısa süre kala 13 Ağustos 2011’de tahliye oldu.

Düzce Ersoy Apartmanı: 36 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.

Düzce Ömür Hastanesi: 11 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.

Yalova Ceylankent Sitesi: 98 kişi öldü, 2 sanığa verilen hapis cezaları ertelendi.

Kocaeli Ubay Apartmanı: 58 kişi öldü, müteahhide verilen ceza ertelendi.

Yüksel Sitesi: 316 kişi öldü, 5 sanığa verilen türlü cezalar
ertelendi.

Can Göçer ve Zafer Çoşkun: Veli Göçer’in oğluyla ortağı
yakalanamadığı için haklarındaki dava zaman aşımına girdi.

Sakarya: 695 davadan 5 kişiye ceza çıktı.

Kocaeli: 600 dava açıldı, 12 kişi 10’ar ay hapis cezası aldı. 6’sının cezası uygulandı, 6’sı için süre istendi.

Yalova: 173 dava açıldı, hemen hemen tümü sonuçlandı. Veli Göçer 18 yıl 9 ay hapse mahkum edildi.

Düzce: Yaklaşık 220 dava açıldığı sanılıyor. Yargılamaların sonucunda hiç kimse cezaevine girmedi.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz