Anasayfa Makaleler Fiziki Akarsu

Akarsu

233
0
PAYLAŞ

Belirli bir yatak içerisinde ve eğim doğrultusunda hareket eden su kütlelerine akarsu adı verilir. Akarsular; okyanuslar/denizler, atmosfer ve karalar arasında var olan su döngüsünün bir ögesi durumundadır. Yağmur biçiminde yeryüzüne düşen sular, kar ve buz erimeleri ile oluşan sular, kimi göllerin artık suları ve sonradan yüzeye çıkan kimi yer altı suları yüzeydeki bir yatak içerisinde akışa geçerek akarsuları oluştururlar.

Akarsuların oluşumunda iklim, taş bilimsel(litolojik) yapı, yerbiçim bilimsel(jeomorfolojik) özellikler, yer altı suları ve kaynaklar ile göl gideğenleri etkili olmaktadır.

İklim, yağışlar ve sıcaklık yoluyla bir akarsuyun oluşumundaki en önemli etkendir. Özellikle buharlaşmayan, yer altına sızmayan ve bitkilerce emilmeyen yağış suları, akarsuları oluştururlar veya beslerler. Kar yağışları ve buzullar ise özellikle sıcaklığın arttığı dönemlerde erime yoluyla akarsulara su sağlarlar. Bir bölgeye düşen yağışın tümü söz konusu bölgedeki akarsulara katılmaz. Bu yüzden bir akarsuyun taşıdığı su miktarının bölgeye düşen yağış miktarına bölünmesiyle akış katsayısı elde edilir ve bu katsayı özellikle bölgedeki su yitimini önemli ölçüde ortaya çıkarır.

Taş bilimsel yapı, herhangi bir bölgeye düşen yağışın hangi düzeyde yer altına sızacağını veya hangi düzeyde akarsulara katılacağını belirler. Bir bölgedeki kayaçların geçirgenliği bu anlamda önemlidir ve kireç taşı gibi geçirgen kayaçlarının varlığı yüzeydeki su yitimini artırırken örneğin killi topraklarda geçirimlilik düşer ve yer altına sızmalar azalır.

Yerbiçim bilimsel özellikler özellikle eğim aracılığıyla akarsuların oluşumuna doğrudan etki yapar. Tanımından anlaşılacağı üzere akarsuların var olabilmesi için öncelikle eğim gereklidir ve eğimli bir yüzeye düşen sular eğim doğrultusunda akmaya başlayacaktır. Eğim ne denli çok olursa akarsuyun hızı artar ve bu sayede hem yer altına sızma hem de buharlaşma yoluyla su yitimi azalır. Genel olarak eğim akarsu oluşumuna olumlu katkı yapmaktadır. Yükselti de benzer biçimde olumlu katkı yapar. Öyle ki deniz düzeyinden yükseldikçe yağışın artmasına bağlı olarak akarsu oluşumu ve gelişimi de kolaylaşır. Ayrıca nemli rüzgarlara, denizlere ve özellikle büyük göllere dönük yamaçlarda da yağış artacağı için akarsu oluşumu ve gelişimi kolaylaşacaktır.

Yer altı su düzeyinin yüksek olduğu alanlarda yağışla gelen suların yer altına sızma olasılığı düşük olduğundan bu bölgelerde akarsu oluşumu ve gelişimi kolaylaşırken göllerin artık sularının atılması da yine gideğen türündeki akarsular aracılığıyla olur.

Akarsu Türleri

Akarsular küçükten büyüğe dere, çay ve ırmak(nehir) olarak sıralanır ve bu sıralama akımlarına(debi) göre belirlenir. Süreklilik durumlarına göre ise akarsular sürekli, süreksiz(mevsimlik) olarak sınıflandırılabilirler ki bunlardan sürekli akarsular yıl boyunca akış gösterirlerken süreksiz akarsular yağışlı dönemlerde akabilen akarsulardır.

Akarsu Havzaları

Bir akarsuyun kollarıyla birlikte su topladığı alanın tümüne havza adı verilir. Akarsulardan kimileri genel taban düzeyi(seviye) olan denizlere/okyanuslara ulaşabilirken kimileri de ulaşamazlar. Denizlere/okyanuslara herhangi bir yolla ulaşabilen akarsulara açık havzalı, ulaşamayan akarsulara ise kapalı havzalı akarsular denir. Kapalı havzalı akarsular ya karaların iç bölgelerinde ya da kurak ve yarı kurak bölgelerde görülür. Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde çokça akarsu denizlere ulaşamadan bölgedeki sıcaklığa bağlı olarak buharlaşıp yiter.

Kızılırmak havzası haritası.

Akarsu Yatakları

Akarsuların eğim doğrultusunda içine yerleşerek aktıkları oluğa akarsu yatağı denir. Bu yatak bir kaynakla başlayıp bir ağızla son bulur ve akarsuyun taşıdığı su miktarının artıp azalmasına bağlı olarak yatak genişleyip daralabilir.

Bir akarsu yatağını kabaca üç bölgeye ayırmak olanaklıdır. Bu bölgeler; akarsuyun ağzına yakın bölümü olan aşağı çığır, akarsuyun kaynağına yakın bölümü olan yukarı çığır ve bunların arasında yer alan orta çığırdır.

Akarsular zamanla içinde aktıkları yatakları ve çevrelerini biçimlendirirler ve akarsularca biçimlendirilen yatak çevresindeki bu araziye koyak(vadi) adı verilir. Bu koyaklar bölgenin taş bilimsel yapısına ve akarsuyun özelliklerine göre türlü biçimlerde gelişebilirler.

Akarsu yatağının en derin noktalarının birleştirilmesi ile oluşan çizgiye ise bıçık(talveg) adı verilir.

Akarsularda Hız

Akarsuların hızları muline adı verilen bir aygıtla ölçülür ve

Muline aygıtı.

m/s(metre/saniye) biçiminde belirtilir. Akarsuların hızları; yatak eğimi, akım miktarı, suyun derinliği ve koyak türleri etkili olur. Bunlardan yatak eğimi, akım miktarı ve suyun derinliği akarsuların hızını artırırken koyaklar türlerine göre artırıp azaltabilir. Öyle ki geniş tabanlı koyaklarda akarsuyun aktığı yüzey düzleştiği için akarsu yanlara doğru yayılma gösterir, bu yüzden akarsuyun derinliği azalırken bununla doğru orantılı olarak hızı da azalır.

Akarsularda Rejim

Akarsuların taşıdıkları su miktarları(akımlar) yıl içerisinde değişiklik gösterir ve bu değişikliklere de rejim adı verilir. Bu nedenle bir akarsuyun akımını etkileyen etkenler rejimini de etkileyen etkenlerdendir.

Yıl boyunca akım miktarındaki artış ve azalışların belirli dönemlerde gerçekleştiği rejim türü “düzenli”, belirli dönemlerde gerçekleşmediği rejim türü ise “düzensiz” rejim türüdür. Düzenli rejim kavramı yıl içinde akım miktarındaki değişimin çok az düzeyde olduğu akarsuların rejimini de belirtmek için zaman zaman kullanılır.

Düzensiz ve düzenli rejimlere iye(sahip) iki akarsuyun yıllık rejim çizgesi(grafik).

Eğer bir akarsuyun rejimi üzerinde bir etken etkiliyse “basit”, birden çok etken etkili oluyorsa “karmaşık” rejim adı verilir. Basit rejimli akarsular yalnızca bir etkenden etkilendikleri için akım miktarlarında yıl içerisinde bir artış ve bir azalış dönemi yaşarlarken karmaşık rejimli akarsuların akım miktarları yıl içerisinde birden çok kez değişir.

Akarsularda Aşındırma ve Biriktirme

Akarsular yeryüzünün biçimlendirilmesinde, alçaltılıp düzleştirilmesinde etkili olan en önemli aşındırma etmenlerinden biridir. Akarsuların yeryüzündeki yayılış alanları, diğer aşındırma etmenlerinin yayılış alanlarına göre daha geniştir.

Akarsular hem kendi güçleri ve hızlarıyla hem de taşıdıkları taş ve toprak parçalarının akış sırasında çevreye çarpmasıyla geçtikleri yerlerde aşındırma yaparlar. Bu durumda aşındırmanın etkinlik düzeyinde akarsuyun geçtiği bölgenin taş bilimsel yapısı da önemlidir.

Akarsular en kısa yoldan ulaşabilecekleri en alçak noktaya ulaşmaya çalışır. Bu en alçak nokta yerel veya genel olarak değişen taban düzeyidir(seviyesi) ve aynı zamanda akarsuyun aşınım yapabileceği en alçak yüksekliktir. Akarsular taban düzeyine ulaşma çabaları sırasında içlerinde aktıkları koyakları hem geriye hem yana hem de derine doğru aşındırırlar.

Akarsular aşındırmanın yanında özellikle yüzeyin düzleştiği bölgelerde hızlarının azalmasına bağlı olarak taşıdıkları lığları(alüvyon) biriktirerek de yeryüzünün biçimlendirilmesinde katkıda bulunurlar. Bu biriktirmenin en belirgin görüldüğü yerler ise akarsuların ağız bölümleridir ki buralarda tarımsal anlamda verimli delta ovaları oluşabilir.

Kızılırmak deltasının uydu görüntüsü.

Akarsulardan Yararlanma

Akarsulardan öncelikle içme ve sulama suyu amacıyla yararlanılırken elektrik erkesi(enerji) üretimi, ulaşım, spor, turizm ve balıkçılık gibi amaçlar için de yararlanılır.

Kaynakça

Reşat İzbırak, Coğrafya Terimleri Sözlüğü, Mektupla Öğretim Merkezi Yayınları, Ankara, 1975

M. Yıldız Hoşgören, Hidrografya’nın Ana Çizgileri 1, Çantay Kitabevi, İstanbul, 2012

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz