Anasayfa Haberler Voyager 2’den İlk Yıldızlararası Bulgular

Voyager 2’den İlk Yıldızlararası Bulgular

34
0
PAYLAŞ

Fırlatılmasından 42 yıl ve 16 milyar km yoldan sonra Güneş Sistemi’nden ayrılan Voyager 2’nin, yıldızlararası uzaydaki ilk bulguları açıklandı.

NASA’nın öncü aracı, ikizi Voyager 1’den 15 gün önce, Ağustos 1997’de Canaveral Burnu’ndan fırlatıldığından beri evrende yol alıyor. O zamandan beri Dünya’dan uzaklaşan araç, neredeyse tam bir yıl önce Güneş’in koruyucu balonunu geçip yıldızlararası uzaya girdi.

Böylece Güneş’in etki sınırından çıkıp “yıldızlararası ortama” giren ikinci insan yapımı nesne oldu. Kardeşi Voyager 1, değişik bir yörünge izlediği ve daha hızlı ilerlediği için bu sınırdan 6 yıl önce çıkmıştı.

Bilim kişileri şimdi, evrensel mahallemizin ulaşabildiğimiz en uzak yerindeki görevden neler öğrendiklerini açıkladı.

Nature Astronomy’de yayımlanan bir dizi makalede, uzay aracının “yıldızlar arasındaki boşluğa” yolculuğunu doğrulayan araştırmacılar, yıldızlararası uzaydaki (yüklü tanecik ve gazdan oluşan) plazmanın yoğunluğunda “kesin bir sıçrayış” yaşandığına vurgu yaptı.

Bilim kişilerine göre bu sıçrayışı, Voyager 2’deki aygıtlardan biri fark etti. Sıçrayış, aracın “Güneş rüzgarının sıcak ve düşük yoğunluktaki plazma özelliğinden yıldızlararası uzayın soğuk ve yüksek yoğunluklu plazmasına geçtiğinin” kanıtı.

Araştırmacılar, bunun aynı zamanda Voyager 1’in yıldızlararası uzaya geçtiğinde yaşadığı plazma yoğunluğu sıçrayışına benzediğini belirtti.

Diğer birçok şeyin yanı sıra, gök bilimciler Güneş rüzgarlarının (Güneş’ten çıkan yüklü parçacık akımları) yıldızlararası rüzgarlarla (diğer yıldızlardan gelen parçacıklar) nasıl etkileşime geçtiğini daha iyi anlamaya çalışıyor.

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde fizik profesörü ve NASA’nın Pasadena Kaliforniya’daki Jet İtişi Laboratuvarı’nın eski yöneticisi Dr. Edward Stone “İki rüzgarın çarpıştığı sınırın doğasını anlamaya çalışıyoruz.” dedi.

Gök bilimciler, araçların (değişik görev amaçları ve yörüngelerine iye) yolculuklarının heliosferin (Güneş ve Güneş sistemini kapsayan çok büyük baloncuk) yapısına ilişkin “önemli ipuçları” verdiğine inanıyor.

Makalelerin birinde, araştırmacılar heliopoza (Güneş rüzgarlarının yıldızlararası ortamca durdurulduğu sınır) yakın yıldızlararası ortamın beklenenden daha sıcak olduğunu öne sürdü.

Başka bir çalışmada değişik bir takım, “heliopozun iki yanında da” katmanların olduğunu bildirmişti.

Bilim kişileri iç katmanı biliyordu, dış katmanın varlığıysa Voyager 2 yıldızlararası uzaya geçtiğinde ortaya çıktı.

Araştırmacılara göre, iki uzay aracından elde edilen veriler, yıldızlararası ortamın, heliopoz ve yıldızlararası manyetik alanla birlikte “birbirine bağlı karmaşık bir devimsel (dinamik) sistem kurduğunu” gösteriyor.

Voyagerlar başlangıçta Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gibi dış gezegenleri incelemek için gönderildi ama daha sonra uzaklaşmayı sürdürdü.

Güneş’in baloncuğundan çıkmış olsalar da, gök bilimciler Voyagerların teknik açıdan hala Güneş Sistemi’nde olduğunu söylüyor. Çünkü Güneş Sistemi (su, buz, amonyak ve metandan oluşan) Oort Bulutu’nun dış kenarlarına dek uzanıyor.

Dr. Stone araçların plütonyum güç kaynaklarının sonunda elektrik üretmeyi bırakacağını ve bu durumda aygıtlarının ve vericilerinin de “öleceğini” söyledi:Bir başka 5 yıl içinde, araca güç sağlayacak yeterli bilimsel aygıtımız kalmayabilir.

İki Voyager’ın da “Dünya’dan daha uzun süre” yaşayacağına inanan Dr. Kurth, sözlerini şöyle sürdürdü: Gök adanın çevresinde 5 milyar yıl ya da daha uzun bir süre boyunca kendi yörüngelerinde kalacaklar. Ve herhangi bir şeye çarpma olasılıkları neredeyse sıfır.

Kaynak

Independent Türkçe

PAYLAŞ
Önceki makaleTonga’da Yanardağ Patlaması
Sonraki makaleGözler Pazartesi Günü Merkür’de
1992 yılında Bursa'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne giriş yaptım. Okurken çektiğim Türkçe coğrafi kaynak sıkıntılarını gidermek adına Ekopangea'nın kurulmasına önayak oldum.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz