Anasayfa Makaleler Beşeri Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti

Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti

1837
0
PAYLAŞ
Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti kimliği.

Etiyopya, resmi adıyla Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti, Afrika’nın doğusundaki Afrika Boynuzu’nda bulunan ve kadim topluluklarıyla günümüze meydan okuyan bir ülke. Kuzey ve kuzeydoğuda Eritre, doğuda Cibuti, doğu ve güneydoğuda Somali, batıda Sudan ve Güney Sudan, güneyde ise Kenya ile komşudur ve denizle olan bağı ise Eritre’nin bağımsızlığıyla kesilmiştir.

Temmuz 2014 verilerine göre barındırdığı 96.633.458 nüfusla denize kıyısı olmayan ülkeler arasında en kalabalık olanı ve aynı zamanda da Afrika’nın en kalabalık ikinci ülkesidir, yeryüzünde ise 14. sıradadır. Barındırdığı bu yüksek nüfus ise 1.104.300 km²’lik alanına yayılmış durumdadır ve ülke bu alanıyla yeryüzünde 27. sıradadır. Ülkenin başkenti ise 3.103.700 nüfusu ile ülkenin en kalabalık şehri olan Addis Ababa’dır.

Etiyopya şu an yeryüzünün geri kalmış ülkelerinden olsa da uygarlık geçmişi açısından önemli kalıntıların bulunduğu topraklara egemen durumdadır. Bilinen en eski Akıllı İnsan(Homo Sapiens) taşılı(fosil) ülkenin YeDebub bölgesi sınırları içindeki Kibish yakınlarında bulunmuştur.

4000 yıl öncesine dek izlenebilen bir geçmişi olan Etiyopya çoğunlukla tek erklikle(monarşi) yönetildi. 1936-1941 arasındaki Mussolini İtalyası’nın 5 yıllık işgali sayılmazsa bugüne dek bağımsızlığını koruyabilmiş tek Afrika ülkesiydi ve bu nedenle pek çok Afrika ülkesi bağımsızlıklarından sonra Etiyopya’nın bayrağının renklerini örnek almıştı. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler’e üye olan ilk Afrika üyesiydi.

Kahve çekirdeğinin anayurdu olan Etiyopya, batıdaki verimli geniş alanları, ormanları, sayısız ırmakları, kuzeyde yeryüzündeki en sıcak yerleşim yeri olan Dallol’u, Afrika’nın en büyük sıradağları ve yine en büyük mağarası olan Sof Omar ile bir zıtlıklar ülkesi. Afrika’da en çok Dünya Mirası’na iye(sahip) ülke durumunda ve en büyükleri Oromo(%34,5) ve Amhara(%26,9) olan 80 kadar budunsal(etnik) küme sayesinde çok dilli bir yapıyı barındırıyor. Etiyopya’nın abecesi ise Ge’ez Abecesi olarak bilinen ve şu anda kullanımda olan yeryüzünün en eski abecelerinden biri. Gregoryen Takvimi’nin 7 yıl 3 ay kadar gerisinden gelen Etiyopya Takvimi ülkedeki gerçek takvim olmakla birlikte Oromo Takvimi de kullanımda. Ülkede çoğunluk Ortodoks Hristiyan(%43,5) olsa da Afrika’daki ilk Müslüman yerleşimi de Negash’ta kurulmuştu. Ülkede 1980’lere dek yaşayan Etiyopyalı Yahudiler ise iki dizi eylemle İsrail’e yerleştirildi.

Etiyopya, kurucu üyelerinden olduğu Birleşmiş Milletler, G-24, 2-77, Bağlantısızlar Hareketi ve Afrika Birliği Örgütü ile Addis Ababa’nın başkenti olduğu Afrika Birliği, Pan-Afrika Ticaret ve Sanayi Odası, Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Kurulu ve National Geographic’in Afrika odaklı çokça çalışmasına üye durumunda. Yeryüzünün en uzun ırmağı olan Nil’in çokça kaynağına iye olmasına karşın 1980’lerde çokça kıtlık yaşayan ülke son dönemdeki kurtarma politikalarıyla Doğu Afrika’nın en büyük ekonomik gücü durumuna geldi bile.

Ad Geçmişi

Etiyopya adı ilk kez Homeros’un İlyada ve Odysseia adlı yapıtlarında geçse de Yunan tarihçi Herodot bu adı Mısır’ın güneyinde kalan tüm topraklar için kullanıyordu. Ona göre bugünkü Sudan da Etiyopya’nın bir parçasıydı. Gaius Plinius Secundus ise bu adın Hephaistos’un oğullarından Aethiops’tan geldiğini öne sürer. Aksum’da bulunan 15. yüzyıl yapıtı “Aksum’un Kitabı”nda ise bu ad efsanevi İtyopp’is ile ilişkilendirilir. İngilizce de dahil kimi dillerde hala Etiyopya ile birlikte Habeşistan adı da kullanılmaktadır.

Geçmişi

Etiyopya’nın kadim geçmişi yalnızca Etiyopyalıları değil tüm uygarlığı ilgilendiriyor. Homo Sapiens olarak adlandırılan ve Türkçedeki karşılığı Akıllı İnsan olan çağdaş bireye ilişkin en eski buluntulardan birine ülkenin güneybatısındaki Omo Bölgesi’nde rastlanıldı. Buluntular yaklaşık 200.000 yıl öncesine tarihlenen Omo Kalıntıları insanlık geçmişine ilişkin bilgiler veriyor.

Tamamlanmış durumuyla Omo kalıntılarından bir parça.

MÖ 8. yüzyılda bugünkü Eritre ve Etiyopya’nın kuzeyine başkenti bugünkü Yeha kenti yakınlarında olan Damot Krallığı egemen oldu. MÖ 4. yüzyılda bu krallığın çökmesiyle bölgede daha küçük krallıklar kuruldu. MS 1. yüzyılda ise Aksum İlhanlığı(imparatorluğu) bölgede birliği yeniden sağladı hatta gücünü Kızıldeniz’in karşı kıyısına, Yemen’e de taşıdı. Öyle ki 3. yüzyılda yaşayan ve Maniheizm’in kurucusu olan Mani, ilhanlığı dönemin en güçlü 4 ilhanlığından biri olarak gösteriyordu.

Bölgede Hristiyanlık’ın yayılması ise Lübnan’ın Sur şehrinden çıkıp Kızıldeniz kıyılarına geldikten sonra yerlilere tutsak olan Frumentius’un etkisiyle oldu. Frumentius’un sarayda kazandığı güven ve saygınlık aracılığıyla Hristiyanlık 324 yılında ilhanlığın resmi dini yapıldı ve Aksum İlhanlığı, Ermeni Krallığı’ndan sonra Hristiyanlık’ı resmi din yapan ikinci devlet oldu.

İlhanlığın, İslamiyet ile tanışması ise 614’te sığınmak için göç eden Müslüman küme aracılığıyla oldu. Daha sonraları ise Hz. Muhammed’in gönderdiği çağrıyla dönemin ilhanı(imparator) İslamiyet’e girecekti.

1137’de egemenliği eline geçiren Zagwe Hanedanlığı’nın kurduğu Etiyopya İlhanlığı ise 1974’e dek ayakta kalarak en uzun süre ayakta kalan devlet olarak tarihe geçti. 2. Dünya Savaşı sırasındaki İtalyan işgaline bile direnen ilhanlığın sonu ise 12 Aralık 1974’te Haile Selassie’ye yapılan askeri darbeyle geldi. Darbe sonrası Etiyopya Sosyalist Geçici Askeri Hükumeti kuruldu ve 1987’ye dek varlığını korudu. Bu dönemde Kırmızı Terör’ün baskısı altında yaşayan toplum 1980’lerin başında kıtlıklarla da boğuşmak durumunda kaldı ve yalnızca bu iki nedenden dolayı 1.500.000’dan çok kişi öldü. Tigray ve Eritre’deki ayaklanmalar nedeniyle ülkede kimi düzeltmeler yapıldı ve ülke Eritre Demokratik Halk Cumhuriyeti adını aldı. Ancak komünist dayanaklı bu hükumet ancak Sovyetlerin çöküşüne dek dayanabildi ve 1991’de bugünkü yönetim biçimi yürürlüğe girdi. Yeni devletin ilk büyük sorunu ise kuzeyde süregelen ayaklanmalarla Eritre toplumunun bağımsızlık istemesi oldu. 1993’teki halk oylamasıyla Eritre bağımsız olsa da sorunlar bitmedi ve Mayıs 1998-Temmuz 2000 arasında iki ülkenin de ekonomisini derinden etkileyen Eritre-Etiyopya Savaşı yaşandı. Bu savaştan sonra ülkede sular görece durulmuş gibi görünse de ufak çaplı siyasi sorunlar ve doğal yıkım sorunları hala sürmekte.

Politika

Etiyopya politikası, bir başbakanın önderliğindeki federal meclis düzeni üzerine kurulu bir cumhuriyet biçiminde yürütülmektedir. Yürütmeyi ise hükumet üstlenir. Federal yasama gücü meclis ve hükumetçe ortaklaşa çalışmaktadır. 1994 tarihli Etiyopya Anayasası’na göre yargı, yasama ve yürütmeden bağımsız olarak çalışmaktadır.

Demokrasi dizininin(indeks) 2010 verilerine göre Etiyopya 167 ülke arasında 118. olarak yetkeli(otoriter) bir düzene iye biçiminde derecelendirilmektedir. 2006 yılında 106. olan Etiyopya’nın bu gerileyişinin nedeni ise 2010 seçimlerinden önce hükumetin karşıt görüş, medya ve sivil toplum örgütlerine yaptığı darbeler olarak yazanaklandırılmıştır(rapor).

Yönetim

Etiyopya’nın 547 üyeli kurucu meclis seçimleri Haziran 1994 yılında yapıldı. Bu meclis Aralık 1994’te Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti anayasasını yürürlüğe koydu. Etiyopya’nın ilk ulusal ve bölgesel seçimleri Mayıs ve Haziran 1995’te yapıldı ancak pek çok muhalefet partisi bu seçimleri boykot etti. Bu boykotlarsa seçimleri Halkın Devrimci Demokratik Cephesi(EPRDF) için büyük bir yengiye(zafer) dönüştürdü. Seçimlerden sonra hükumetin kurulması ise Ağustos 1995’i buldu ve ilk devlet başkanı Negasso Gidada oldu. Başbakan Meles Zenawi’nin önderliğindeki hükumet, bölgesel yetkililere önemli yetkiler vererek budunsal federalizm politikasını dayanakladı(destek). Bu nedenden Etiyopya bugün 9 yarı özerk yönetim bölgesine bölünmüş durumda. Ancak şu anki hükumet basın dahil kimi özgürlükleri baskı altında tutmayı sürdürüyor.

Etiyopyalılar bugün devlet elindekiler dışında çok az siteye ve yayına erişebiliyor. Hükumeti eleştiren 18 gazeteci ise 2005 seçimleri sonrasında yurda ihanet suçundan tutuklandı ve hala çokça gazeteciye yasalarla gözdağı veriliyor.

Ülkenin 2000’deki ilk çok partili seçimleri ise Zenawi’nin partisince kazanılsa da uluslararası gözlemciler ve muhalif partilerce hileli olmakla suçlandı. Zenawi ve partisinin yeniden kazandığı 2005 seçimlerinde muhalif partilerin oyları artsa da seçimler yine uluslararası gözlemciler ve muhalefetçe uluslararası ölçünlere(standart) uygun olmaması nedeniyle eleştirildi ve seçim sonrasındaki gösterilerde çoğunluğu başkentte olmak üzere 193 gösterici polislerce öldürüldü. Öyle ki Oromia gibi kimi bölgelerdeki ayaklanma ve terör olaylarına karşı işkence ve türlü baskı yöntemleri kullanıldı. Hatta 2007’den beri Ogaden’de çok sayıda çatışma yaşandı ve bu durum hala sürüyor. 2005’te kurulan ülkenin en büyük muhalif partisi Oromo Ulusal Kongresi önderlerinden çoğu türlü düşünce ayrılıklarından sonra Yargıç Birtukan Mideksa önderliğinde Demokrasi ve Adalet Partisi’ni kurdu ve böylece Mideksa ülkedeki ilk kadın parti başkanı oldu. 2008’den beri en büyük 5 muhalif parti Mideksa’nın partisine katıldı.

Birey Hakları

Geleneksel Uygulamalar Ulusal Komitesi’nin 2003 tarihli sormacalarına(anket) göre ülkedeki evliliklerin %69’u kaçırma/kaçırılma yoluyla yapılmakta.

Ülkenin güneyindeki Karo ve Hamar boyları arasında, fiziksel düzgüsüzlükler(anormallik) hoş görülmemekte ve engelli doğan bebekler yaşatılmamaktadır. Ancak Temmuz 2012’de Karolar bu uygulamaya son vermişlerdir.

Yönetim Bölgeleri

Etiyopya yönetimsel haritası.

1996’dan önce ülke tarih boyunca oluşmuş budunsal kökenli 13 bölgeye bölünmüştü şimdi ise Etiyopya budunsal kökenli bölgesel devletler, bölgeler, “woreda” denen ilçeler ve “kebele” adı verilen mahallelerden oluşan çok katmanlı bir yapıyla yönetiliyor. Şu anda ülke budunsal kökenli 9 özerk devlet ve ayrıcalıklı iki şehirsel birimden oluşmakta. Söz konusu iki ayrıcalıklı şehirsel birimler ise başkent Addis Ababa ve Somali sınırına yakın Dire Dawa’dır. Diğer 9 bölge ise kendi meclislerine sahiptir ve içişlerinde bağımsızdır. İlginç olan ise Etiyopya Anayasası bu 9 özerk bölgeye de istedikleri zaman bağımsızlık hakkı tanımaktadır. Ancak bu hak anayasada verilmiş olsa da özerk bölgelere bağımsız olmamaları yönünde baskı yapılmaktadır.

Alan
(km²)
Nüfus
1994-10-11
Nüfus
2007-05-28
Nüfus
2013-07-01
Etiyopya Addis Ababa 1,063,652 53,477,265 73,750,932 86,614,000
Addis Ababa Addis Ababa 527 2,112,737 2,739,551 3,104,000
Afar Semera 270,000 1,106,383 1,390,273 1,650,000
Amhara Bahir Dar 154,709 13,834,297 17,221,976 19,212,000
Benishangul-Gumuz Asosa 50,699 460,459 784,345 1,028,000
Dire Dawa Dire Dawa 1,559 251,864 341,834 395,000
Gambela Gambela 29,783 181,862 307,096 406,000
Harari Harar 334 131,139 183,415 215,000
Oromia Finfine 284,538 18,732,525 26,993,933 32,220,000
Somali Jijiga 279,252 3,152,704 4,445,219 5,318,000
Tigray Mek’ele 84,722 3,136,267 4,316,988 5,062,000
YeDebub (GUHB) [Güney] Awasa 105,476 10,377,028 14,929,548 17,887,000

Tabloda kimi özel bölgeler verilmemiştir.

Coğrafya

Etiyopya Fiziki Haritası.

1,104,300  km2’lik Etiyopya bu yüzölçümüyle yeryüzündeki en geniş 27. ülke durumunda ve toprakları 3-15o kuzey paralelleri ile 33-48o doğu meridyenleri arasında bulunuyor.

Ülkenin büyük bölümü Afrika’nın doğusundaki Afrika Boynuzu üzerinde bulunmakta. Ülkenin coğrafyasını güneybatısından kuzeybatısına uzanan ve ülke topraklarını ikiye bölen Büyük Rift Vadisi belirler. İnsanlığın doğduğu bu büyük vadinin çevresinde yaylalarla parçalanmış yüksek dağ sıraları bulunur ve bu dağ sıralarının arkalarında ise ilkel boyların yaşadığı alçak düzlükler, bozkırlar ve yarı çöl alanları uzanır. Arazide kısa uzaklıklarda yaşanan bu önemli değişiklikler iklim, toprak türleri, doğal bitki örtüsü ve yerleşim türlerinin türlenmesine neden olmuştur.

Semien Dağları, Etiyopya.

Ülke doğu sınırındaki çöl alanlarından güney ve güneybatıdaki geniş dağlarda görülen tropikal ormanlara dek değişkenlik gösteren önemli ekolojik türlülüklere iye. Kuzeydeki Tana Gölü, Mavi Nil’e kaynaklık ederken ülke Gelada maymunları, Walia dağ keçileri ve Habeş kurdu gibi endemik türlere de ev sahipliği yapıyor.

İklim

Ülkede baskın iklim türü yer biçimlerinden kaynaklanan nedenlerle tropikal muson iklimidir. Ülkenin büyük bir bölümünü kaplayan Etiyopya Dağları diğer bölgelere göre daha serin bir iklime iye. Bu yüksek dağlar nedeniyle çoğu önemli şehir ve tarihi başkent 2.000 metrelerde kurulmuştur. Öyle ki şimdiki başkent Addis Ababa bile Entoto Dağı eteklerinde 2400 metrelerde bulunmaktadır. Yıl boyu ılıman iklimin egemen olduğu şehirde kasım-şubat dönemi kurak, temmuz-eylül dönemi ise yağışlıdır, yıllık ortalama yağış miktarı ise 1200 mm civarındadır. Şehirde yıllık ortalama sıcaklık ise 16 Co’dir.

Ülkedeki diğer büyük şehirler ve turistik alanlar da Addis Ababa ile benzer yükseklik ve iklimde bulunmaktadır. Ülkenin doğusundaki daha alçak alanlar ise daha sıcak ve kurak bölgelerdir ve kurakçıl otlaklarla kaplıdır. Öyle ki Danakil Çukurluğu’nda bulunan Dallol 34 Co ile yeryüzünün en yüksek ortalama sıcaklıklarından birine iye.

Yaban Yaşamı

Güney komşusu Kenya kadar belgesellere yansımasa da Etiyopya da varsıl(zengin) bir yaban yaşamına iye. Hatta 31 adet endemik memeli türüne ev iyeliği yapıyor. Afrika yaban köpeği tarih öncesi dönemlerden beri ülkede geniş bir yayılım alanına iye. Ülkede tehlike altında bulunan türlerden en önemlisi ise Habeş kurdu.

Habeş kurdu(Canis simensis)

Bugüne dek kayda geçen 20’si endemik toplam 856’dan çok kuş türüyle Etiyopya yeryüzündeki kuş türlülüğü için önemli yerlerden biri ve bu türlerden 16’sı tehlike altında. Bölgedeki kuşların çoğu Bicyculus Anynana gibi kelebek türleriyle beslenmekte.

Afrika genelinde yaban yaşamdaki türlülük iç savaşlar, çevre kirliliği, kaçak avlanma ve diğer türlü birey etkinlikleri nedeniyle günden güne azalıyor. Bu tür durumlar Etiyopya’da da kendisini gösterdi ve büyük çapta doğal yaşam alanlarını etkiledi. Yaşam alanlarına yapılan müdahalelere canlılar ayak uyduramıyor ve zamanla yok oluyorlar. Ancak bu gözdağlarından en önemlisi küresel iklim değişikliği. Etiyopya sera gazı salımına yıllık ortalama %0,02 gibi az bir miktar katkı yapsa da iklim değişikliği küresel çapta olduğundan Etiyopya da bu durumdan etkileniyor.

Etiyopya, soyu tükenme riski altındaki türler konusunda yeryüzünde önemli ülkeler arasında.

Kritik Türler Tehlikedeki Türler Savunmasız Türler
Bilen Gerbil Grevy Zebrası Afrika Fili Büyük Kulaklı Uzun Kuyruklu Yarasa Kırmızı Gerdanlı Ceylan
Siyah Gergedan Dağ Nyalası Ammodile Küçük Nalburunlu Yarasa Rupp Faresi
Habeş Kurdu Nübye Dağ Keçisi Bailey Kır Faresi Aslan Fare Kulaklı Scott Yarasası
Guramba Kır Faresi Afrika Vahşi Köpeği Bale Kır Faresi Bozkır Faresi Sommering Ceylanı
Harenna Kır Faresi Beira Ceylanı Morris Yarasası Speke Ceylanı
MacMillan Kır Faresi Çita Fare Kuyruklu Yarasa Benekli Boyunlu Su Samuru
Walia Dağ Keçisi Dibatag Ceylanı Natal Serbest Kuyruklu Yarasası Çizgili Sırtlı Fare
Dorcas Ceylanı Nikalaus Faresi
Glass Kır Faresi Yaprak Burunlu Yarasa

Etiyopya’daki tehlikedeki türler.

Orman Açma

Etiyopya’daki önemli çevre sorunlarından biri de ormanların yok edilmesi durumudur. Ormanların yok edilmesi toprak erozyonuna, toprak besin değerlerinin azalmasına, biyoçeşitliliğin ve yaşam alanlarının azalmasına hatta yitimine neden olmaktadır. 20. yüzyılın başında ülke topraklarının %35’lik bölümüne karşılık gelen yaklaşık 420.000 km2 ormanlarla kaplıydı ancak son araştırmalara göre bu oran %11,9’a düşmüş durumda. Yeryüzündeki 7 kültür bitkisinin anayurdu olan ülkede ormanların yok edilmesi bu türleri de tehdit ediyor. Ülkede orman yitimi öyle büyük ki yılda ortalama 1410 km2 orman alanı yok ediliyor.

Ahşap gereçlerin çokça kullanıldığı ülkede yönetim orman yitmini azaltabilmek için ağaçlandırma politikaları ve ahşap gereçlere seçenek üretmek için türlü tasarılar uyguluyor. Aynı zamanda kırsal alanlarda ormanları yok etmeden tarım alanı ve yakacak sağlamanın yolları da aranıyor.

Orman yönetimi için Farm Africa gibi kimi örgütler yerel ve federal hükumetlerle çalışma içerisinde. Yakın zamanda Etiyopya hükumeti 2,3 milyon €’luk bağış ile erozyonu ve ormansızlaşmayı azaltmak ve doğru sulama yöntemlerini uygulamaya geçirmek için topluma eğitim vermeye başladı.

Ekonomi

IMF yazanağına göre 2004-2009 döneminde Etiyopya %10’luk büyümeyle en hızlı büyüyen ülkelerden oldu. Ülke 2007-2008’de petrolde dışa bağımlı Afrika ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke oldu. 2012’de %7 olarak belirtilen büyüme özel sektör ve dış yatırımlar için risk oluşturmakta.

2008-2011 dönemindeki yüksek şişkinlik(enflasyon), harcamalardaki dengesizlik ve makroekonomik sorunlar ülkedeki gelişmeleri ve büyümeyi risk altına soktu. 2011 başındaki kötü para politikaları, artan sivil hizmet harcamaları ve yüksek gıda fiyatları ülke ekonomisini %40 artırdı. 2012 yıl sonu şişkinliği %22 olarak öngörülse de 2013 yıl sonu şişkinliği değerlerinin sıkı mali politikalarla tek haneli rakamlara inmesi amaçlandı.

Son yıllardaki hızlı ekonomik büyümeye karşın kişi başı gelir yeryüzündeki en düşük düzeylerden biri ve ekonomi önemli yapısal sorunlarla karşı karşıya. Ülke genelindeki kuraklık nedeniyle tarımsal verimlilik düşük olmasına karşın Etiyopya, yaylalarından doğan Nil dahil 14 büyük akarsu nedeniyle Afrika’nın Su Kulesi olarak adlandırılmakta. Afrika’daki en büyük su rezervlerine iye olsa da sulama düzenlerinde geri kalmış durumda. Ayrıca ülkedeki su rezervinin yalnızca %1’lik bölümü elektrik üretimi, %1,5’luk bölümü de sulama amaçlı kullanılabiliyor.

Ülkede iletişim hizmetleri devletin tekelinde bulunmakta. Kırsal bir ülke olan Etiyopya’da iletişim hizmetlerinin sağlanmasının özel kuruluşlarca çekici olmamasından ötürü bu konudaki devlet mülkiyetini korumak önemlidir.

Etiyopya Anayasası’na göre ülke toprakları devletin malıdır ve toplum herhangi bir biçimde toprak satın alamaz ancak en az 20 yıl olmak koşuluyla 99 yıla dek kiralayabilir. Ülkede toprak dağıtımı, yönetimindeki güçlükler nedeniyle ödemelerde rüşvet kullanılmasından dolayı yolsuzluğun kurumsallaştığı bir alan olarak sayılmakta.

Tarım

Tarımın yurtiçi gayri safi milli hasıladaki payı %41 iken dışsatımda %80 etkili ve nüfusun %80’i de bu alanda çalışıyor. Ülkede pazarlama, işleme ve dışsatım tarıma bağlı diğer ekonomik alanlar. Tarımsal üretim ezici bir biçimde küçük ölçekli çiftçilere ve girişimcilere bağımlı durumda. Yetiştirilen başlıca ürünler kahve, baklagiller, yağlı tohumlar, tahıllar, patates, şeker kamışı ve sebzeler. 2012’deki bir çalışmayla üreticilere nohut ekimi önerildi. Etiyopya Ulusal Tarım Araştırma Kuruluşu ve Uluslararası Bitkileri Araştırma Enstitüsünce yapılan bu araştırmayla 11 gelişmiş nohut türünün yarı kurak tropik bölgedeki ekonomik etkisi değerlendirilecek. Araştırmacılar bu türlerin tüketici ve üreticilere 30 yılda 111 milyon $ getiri sağlayacağını ve bu gelirle yaklaşık 700.000 kişinin yoksulluktan kurtulacağı öngörüyorlar. Yazarlar da Etiyopya’da nohut ve diğer baklagillere yapılacak daha çok yatırımın yoksulluğu azaltacağını doğruluyorlar.

Etiyopya kahve çiftlikleri.

Dışsatımın neredeyse tümüyle tarımsal ürünlerden oluştuğu ülkede kahve en çok döviz kazandıran ürün durumunda. Aynı zamanda Etiyopya, Afrika’nın ikinci en büyük mısır üreticisi konumunda.

Dışsatım

2009-10 döneminde ülke 1.4 milyon $ değerinde dışsatım yaptı. Kıtadaki diğer tüm ülkelerden daha çok kahve üretmekte ve hayvancılıkta da yeryüzünde 10. sırada. Ülkenin diğer dışsatım ürünleri ise gat, altın, deri ürünleri ve yağlı tohumlar. Aynı zamanda çiçekçilik alanındaki gelişmelerle ülke yeryüzündeki en önemli çiçek ve çiçekli bitki dışsatımcılarından biri olmaya aday görünüyor.

Göçebelerce yapılan sınır ötesi ticaret genellikle kaçak yollarla gerçekleşmekte. Ancak bu durum yalnızca Etiyopya’ya özgü değil ve tüm Doğu Afrika’daki sınır ötesi ticaretin %95’inden çoğu kaçak yollarla yapılıyor. Etiyopya’da Somali, Cibuti ve Kenya ile yapılan kaçak sığır, deve, keçi ve koyun ticaretinin yıllık oylumunun(hacim) ortalama 250-300 milyon $ değerinde olduğu öngörülüyor ki bu kamusal yollarla yapılan ticaretin yaklaşık 100 katı değerinde.

Bölgede ticaret gıda güvenliğini artırmaya, sınırlardaki gerginliği azaltmaya, bölgesel bütünleşmeye ve gıda fiyatlarının düşmesine yardımcı oluyor. Ancak yasadışı ticaret pek çok bulaşıcı hastalığın yayılmasını tetikliyor ve Etiyopya hükumetini döviz ve vergi gelirlerinden dolayı huzursuz ediyor. Bu nedenlerden dolayı son girişimlerle ticaret devlet denetimine alınmaya çalışılıyor.

Yeni baraj yapımı gibi ülke çapında geliştirilen hidroelektrik tasarılarıyla elektrik dışsatımı amaçlanıyor.

Starbucks gibi küresel kuruluşlarla yapılan anlaşmalar aracılığıyla kahve dışsatımının geliştirilmesi amaçlanıyor. Kahve ve yüksek miktardaki su kaynakları ülkenin geleceği olacak gibi görünüyor.

Ülke aynı zamanda büyük maden yatakları ve petrol rezervlerine de iye. Ancak bu bölgelerdeki siyasi erksizlikleri(iktidarsızlık) gelişime engel oluşturuyor. Etiyopyalı yerbilimciler 2008’de büyük bir altın dolandırıcılığıyla suçlanmıştı. Güney Afrikalı altın alıcılarınca suçlanan 4 kimyacı ve yerbilimci düzmece altın skandalı nedeniyle tutuklanmıştı. Bilim ve Gelişim Ağı sitesine göre Etiyopya Ulusal Bankası’ndaki 17 milyon $ değerindeki külçe altının polislerce yaldızlı metal olduğu belirlenmişti.

2011 Büyük Etiyopa Rönesans Barajı tasarısına başlandı ve tasarı tamamlandığında Etiyopya elektrik fazlasına iye olacak ve dışsatıma yönelecektir.

Ulaşım

Etiyopya, başkent Addis Ababa ile Cibuti şehri arasında ulaşımı sağlayan 681 km’lik bir demiryolu hattına iye. Bu hat şu anda iki ülke yönetimlerinin ortak denetiminde ancak özelleştirilmesi yolunda çalışmalar var. Hattın Eylül 2015’e dek Türk ve Çinli kuruluşlarca elektrikli duruma getirilmesi ve yenilenmesi amaçlanıyor. Uzunluğu 746 km’ye çıkacak olan hattın Addis Ababa ve Cibuti şehirleri arasındaki yolculuğu 10 saatten daha az bir süreye indireceği öngörülüyor.

10 yıllık Yol Sektörü Geliştirme Programı’nın 1997-2002 yılları arasındaki ilk yarısında hükumet yolların altyapısı geliştirmeye çalıştı. 2002 sonunda ise 33.297 km’lik asfalt ve çakıl karayolları tamamlanmış oldu.

2012 itibariyle ülkede 58 havaalanı var ancak bunlardan yalnızca ikisi uluslararası uçuşlara açık durumda. Bu havaalanları ise Addis Ababa’daki Bole Uluslararası Havaalanı ile Dire Dawa’daki Aba Tenna Dejazmach Yilma Uluslararası Havaalanı. Etiyopya Havayolları da tıpkı iletişim ağları gibi devlete ait durumda, uluslararası alanda 62 yurtiçindeyse 16 noktaya ulaşım sağlayabiliyor ve bu sığasıyla(kapasite) Afrika’nın en büyük havayolu ulaşım kuruluşlarından biri.

Nüfus

Etiyopya nüfusu 19. Yüzyılda yalnızca 9 milyondu ancak yeryüzünün en hızlı nüfus artışına iye ülkelerinden biri olması nedeniyle nüfusu şu anda 96 milyonu geçti ve 2011’de açıklanan %2,5’luk büyüme oranından dolayı ülke nüfusunun 2060’ta 210 milyonu bulması öngörülüyor.

Ülke nüfusu 80’in üzerindeki budunsal küme nedeniyle son düzeyde türlülük gösteriyor. Oromolar nüfustaki %34,5’luk payla en kalabalık kümeyi oluştururken, Amharalar %26,9 ile ikinci kalabalık küme durumunda. Diğer budunsal kümelerin nüfustaki payları ise şöyle; Somalililer 6.2%, Tigraylar  6.1%, Sidamalar 4%, Gurageler 2.5%, Welaitalar 2.3%, Hadiyalar 1.7%, Afarlar  1.7%, Gamolar 1.5%, Gedeolar 1.3%, diğerleri 11.3%.

Hami-Sami toplulukların nüfusun çoğunluğunu oluşturduğu ülkede Sami Dil Ailesi’ne üye topluluklar kendilerini Habeş sayıyorlar. Bu sözcük de Arapça’da Habeşistan, İngilizce ve diğer Avrupa dillerinde Etiyopya olan ülke adının kökeninin oluşturuyor. Ayrıca ülkenin güneybatısındaki Gambela Bölgesi’nde Nil-Sahra Dil Ailesi’ne üye kümelerden Nilliler de yaşamakta.

2009’da ülke, çoğunluğu Somali’den olmak üzere, Eritre ve Sudan’dan gelen 135.200 mülteci ve sığınmacıyı da kamplara yerleştirdi.

Diller

Ethnologue dergisine göre Etiyopya’da 90 ayrı dil konuşuluyor. Nüfusun çoğunluğu ise Hami-Sami Dil Ailesi’ne üye olan Kuşitik ve Sami dallarına ilişkin dilleri konuşuyor. Ülkenin güneyinde ise yine aynı dil ailesinden Omotik diller konuşulmakta. Ayrıca ülkenin güneybatısında Nil-Sahra Dil Ailesi’ne üye olan Nuer gibi diller de konuşuluyor.

Ülkede en çok konuşulan yabancı dil İngilizce. Ülkedeki tüm diller 1995’te kamusal olarak tanınır duruma geldi ve Aramice kamusal dil kabul edildi. Ancak her bölge kendi kamusal dilini belirlemekte özgür bırakıldı ve Aramice dışındaki diller de yaygın oldukları bölgelerde kamusal dil olarak kabul edildi.

Abece

Etiyopya’da Ge’ez Abecesi M.Ö. 5/6. yüzyıldan beri kullanımda. Aynı zamanda bu abece Eritre ve Etiyopya Ortodoks kiliselerince de kullanılmakta. Bu abece 1980’lerde de bilgisayar ortamında da kullanıma açıldı. Tüm bu ortaklığın yanı sıra başka abeceler de ülkede kullanılmaktadır.

Din

Etiyopya, üç büyük göksel(semavi) dinle de tarihsel bir bağa iye. 2007 verilerine göre ülkenin %62,8’i Hristiyan ve %33,9’u Müslümanken %2,6’sı yerel dinlere, %0,6’sı ise başka dinlere inanıyor. Aksum İlhanlığı, 4. yüzyılda, Ezana döneminde Hristiyanlığı kamusal din olarak belirleyerek bunu yapan ilk devletlerden biri oldu. Ülkede Protestan kiliselerinin sayısı ve etkinliği son dönemlerde artsa da Ortodoksluk en yaygın mezhep konumunda. Ayrıca 18. yüzyıldan beri çok zayıf bir biçimde de olsa Katolik kilisesi ülkede etkin durumda. Ülkede Ortodoks Hristiyanlar genellikle kuzeydeki Amhara ve Tigray bölgelerinde, Protestanlar ise Güney ve Oromia Bölgesi’nde yaşıyorlar.

Etiyopya, 615’te ilk hicretin yapıldığı ve Afrika’da ilk Müslüman yerleşiminin kurulduğu ülkedir. Ayrıca ilk müezzin olan Bilal-i Habeşi adından da anlaşılacağı gibi Habeşistan yani Etiyopya kökenliydi. Ülkede Müslümanların çoğu Sünni olmakla birlikte Şii ve Ahmedi mezheplerine üye Müslümanlar da bulunuyor ve ülkenin doğu ve kuzeydoğu bölgelerinde yaşıyorlar. Ancak bu türlülük Kuzey Afar Bölgesi’ndeki Müslümanların Afarya İslam Devleti adıyla ayrılıkçı bir hareket başlatmasına yol açtı.

1900’lerin sonlarındaki Musa ve Süleyman operasyonlarıyla İsrail’e yerleştirilen Etiopyalı Yahudilerin de bir bölümü hala ülkenin kuzeybatısında yaşıyor.

Ülkede yaklaşık 2 milyon kişi de yerel dinlere inanmayı sürdürüyor. Bu topluluklar daha çok ülkenin merkeze uzak güneybatı ve batı sınırlarına yakın bölgelerde bulunuyor.

Şehirleşme

Ülkedeki şehirleşme, nüfus artışı ve göçler yerel hizmetlerin sağlanmasını, yönetimi ve ekosistemi zorlamakta. İlk olarak 1936-41 arasındaki işgal döneminde ve 1967-75 dönemindeki kırsal bölgelerden yapılan göçler nedeniyle şehir nüfusları hızlı bir artış göstermişti.

İşgal döneminde büyük şehirleri birbirine bağlama amaçlı altyapı hizmetleri ile su ve elektrik gücünü artırma amaçlı baraj yapımı yapılmıştı. Şehir nüfuslarının arttığı ikinci dönemin sonunda ise göçleri önlemek için Toprak Düzeltme uygulamaya konuldu ancak beklenen sonucu veremedi ve 1984’ten 2000’e dek şehirsel nüfus %8,1 arttı. 

Kırsal ve Kentsel Yaşam

Bireyler kırdan kente her zaman daha iyi bir yaşam umuduyla göç ederler. Etiyopya’da nüfusun %16’dan çoğu günde 1$’dan az kazanarak geçinmeye çalışıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Etiyopya kırsalındaki nüfusun %65’i ölçünlerin altında besin alabiliyor ve 5 yaşın altındaki çocukların %42’si düzgüden daha zayıf.

Sıcaklığın 5 Co çevresinde olduğu gecelerde yoksul aileler hayvanlarıyla birlikte uyumak durumunda kalıyor. 6-7 kişilik ortalama büyüklükteki bir aile 30 m2’lik çamurdan ve sazdan yapılma kulübelerde yaşıyor ve 2 hektardan az bir toprağa iyeler. Bu ve benzer kötü koşullar köylülerin günlük yaşamlarının birer parçası durumunda.

Topraklar yeterince büyük olmadığından nadasa bırakılamıyor ve verimliliği giderek düşüyor. Bu da hayvanların yeterli besin alamamasına ve yeterli düzeyde verimlilik sağlayamamasına neden oluyor. Aynı zamanda hayvan gübrelerinin toprağa karıştırılmayıp yakıt olarak kullanılması da verimin artmasını engelleyen ögelerden. Tarımdaki bu düşük gelir düzeyi çiftçilerin kötü beslenmesine ve sağlıksız yaşamasına yol açan yoksulluğunun kaynağı.

Kentsel alanlardaki koşullar daha iyi olmasına karşın ülke genelinde yoksulluk ve sağlıksız koşullarla savaşım sürüyor. Başkent nüfusunun %55’i çamurdan ya da ahşaptan gecekondularda yaşamlarını sürdürmek durumunda. Başkentteki konutların yalnızca %12’si çimento yapımı. Şehrin en ivedi gereksinimlerinden biri de salgın hastalıkların en azından azaltılması için bir arıtma kuruluşu. Şehirlerdeki kötü koşullara karşın Addis Ababa toplumu alabildikleri eğitim hizmetleri nedeniyle köylülerden çok daha şanslı durumda. Kırsal bölgedeki çocukların aksine kentte yaşayan çocukları %69’u ilköğretime kayıtlı. Addis Ababa’da bir üniversite de bulunuyor ve kentte okuma-yazma oranı %82.

Bu konuda pek çok sivil toplum kuruluşunun çalışması olmasına karşın çoğu uyumlu çalışamama ve soyutlanmış toplumlar nedeniyle başarıya uzak.

Sağlık

Etiyopya’nın sağlık durumu diğer geri kalmış ülkeler gibi çok da iç açıcı bir durumda değil. Dünya Bankası’nın Küresel AIDS Programı’na göre ülkede 100.000 kişiye yalnızca 1 doktor düşüyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre de ülkede 100.000 kişiye 2,6 doktor düşmekte. Her ne olursa olsun başarılı doktorlar daha iyi olanaklarda çalışabilmek için ülkelerini bırakıp Batı’ya yerleşiyorlar.

Etiyopya’da başlıca sağlık sorunları kötü sağlık hizmetleri, yetersiz beslenme ve salgın hastalıklardan kaynaklanıyor. Bu sorunlar da yetersiz çalışan ve kuruluşlarla daha da kötü bir durum alıyor.

Halkın sağlık durumu şehirlerde daha iyi durumda. Doğum, bebek ölümü ve ölüm oranları eğitim ve sağlık hizmetleri nedeniyle şehirlerde daha iyi. Ömür süresi de şehirlerde daha yüksek. Sağlık hizmetlerindeki bu soruna karşın temiz su kaynaklarına ulaşım oranı da artmakta. Diğer Afrika ülkelerindeki gibi Etiyopya’da da daha iyi yaşam koşulları ümidiyle şehirlere göç yaşanmaktadır.

Etiyopya’da etkin durumda 119 hastane ve 412 sağlık ocağı hizmet veriyor. Doğum sırasında yaşanan bazı rahatsızlıklar ve bebek ölüm oranları, son yıllarda iyileşme görülse de, çok yüksek durumda.

2012 yılı itibariyle 15-49 yaş arası nüfusta AIDS yaygınlığı %1,3 oranında. Toplumsal gönenç(refah) eksikliği, yetersiz sağlık eğitimleri gibi durumlardan en çok kadınlar ve yoksul sınıf etkileniyor. Devlet, sağlık bilinci ve koşullarını geliştirmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler’le ortak çalışmalar yürütüyor. Pek çok bulaşıcı hastalığın bulaşma nedeni bilinçsizlik nedeniyle toplumca bilinemiyor ve yanlış iyileştirme yöntemleri durumu daha da kötüleştiriyor.

Doğumların çoğunluğu evlerde ya da başka sağlıksız ortamlarda gerçekleşiyor bu da ülkede doğum sırasında veya hemen sonrasındaki bebek ve anne ölüm oranlarını yükseltiyor.

Bir gelenek olarak ülkede uygulanana kadınların sünnet olması da önemli sağlık sorunlarından. Uygulama 2004 yılında yasadışı sayılmasına karşın geleneksel olduğu için uygulaması sürüyor. 2005’te yapılan Nüfus ve Sağlık Araştırması’na göre sünnetin 15-49 yaş arasındaki kadınlarda yaygınlığı %74 oranında. Uygulama en çok da Dire Dawa, Somali ve Afar bölgelerinde yaygın. Ancak genç kadınlar arasında yaygınlığı azalma eğiliminde, öyle ki 2014 UNICEF yazanağına göre 14 yaşın altındaki kızların yalnızca %24’üne uygulanmış. Sünnet erkekler arasında ise daha yaygın durumda, ülkedeki erkeklerin %76’sı sünnetli.

Etiyopya Federal Cumhuriyeti Hükumeti kadın ve çocukların haklarını koruyan türlü uluslararası sözleşmeler ve antlaşmalar imzalamıştır ve anayasa da temel hakları sağlamaktadır. Kadınların topluma eşit koşullarda katılımını engelleyen ve toplumsal durumlarını düşüren pek çok geleneksel ve yasal uygulama engellenmeye çalışılıyor.

Eğitim

Eğitimin yüzyıllar boyu Ortodoks Kilisesi’nin elinde olduğu ülkede 1980’lerin başında laik eğitime geçildi. Şu anki düzen kırsal bölgelerden başlayarak özellikle ilköğretimi yaygınlaştırma amaçlıdır. Ülkede eğitim düzeni 6-4-2 şeklindedir.

2004 yılında okulların artma oranı pek çok Afrika ülkesinden daha çok oldu dolayısıyla da okuma yazma oranı 2007 itibariyle %39’a yükseldi.

Kültür

Adlandırma

Etiyopya’da, Batı’daki soyadına dayalı düzenden değişik bir düzen kullanılıyor. Çocuklar kendilerine verilen adlara bir de babalarının ve baba tarafından dedelerinin adlarını ekliyorlar. Pasaport gibi işlemlerde uyumluluk amacıyla dede adı soyad olarak sayılıyor.

Kamusal işlemler ve durumlarda kadınlar ve erkekler için değişik önekler kullanılıyor. Erkekler için “ato” ya da “ayte”, evli kadınlar için “weizero”, bekar kadınlar içinse “weizerit” önekleri kullanılıyor.

Takvim

Etiyopya’da birkaç yerel takvim kullanımda en yaygını ise Ge’ez Takvimi olarak da bilinen Etiyopya Takvimi’dir. Bu takvim eski Mısır Takvimi’nden türetilmiştir. Etiyopya Takvimi de Kıpti Takvim gibi 12 ay ve artık 5 ya da 6 günden oluşmakta ve artık günler 4 yılda bir ekleniyor.

Bir diğer yaygın takvim ise M.Ö. 300’de Oromolarca geliştirilmiştir. Bir ay-yıldız takvimidir ve gökbilimsel gözlemlere dayanır.

Zaman

Etiyopya’da zaman pek çok Batı ülkesinden değişiktir. Etiyopya’da gün gece 12’de değil sabah 6’da başlar. Dolayısıyla hesaplamalarda 6 eklenir veya çıkarılır.

Mutfak

Etiyopya mutfağında en yaygın yemek bir tür güveç olan “wat” ve  “injera”dır. Etiyopya’nın genelinde yemek ortak bir kaptan yenir. Ayrıca “gursha” adı verilen ve elle diğerlerini beslemeye dayanan bir ekin sofralara egemendir. Türlü inançlar olmasından ötürü ülkede yenmesi geleneksel olarak yasak olan yiyecekler kullanılmaktadır.

Etiyopya’nın yerel yemeklerinden; injera.

Müzik

Ülkedeki budunsal türlülük müziğe de yansımış durumda. Ülkede müzikler genellikle romantizm, yurtseverlik, dostluk ve özgün bir biçim olan “tissita” konulu yapılır.

Spor

Etiyopya’da baskın spor türleri atletizm ve futboldur. Pek çok Etiyopyalı uzun mesafe koşucusu altın madalya kazanma başarısı gösterdi. Kendi dalında rekorlar kırmış dünya çapında bir atlet olan Haile Gebrselassie ve 5000 ile 10000 metrede rekorları elinde bulunduran Kenenisa Bekele ve ülkemize başarılar kazandıran Elvan Abeylegesse dünyaca ünlü Etiyopyalı koşucular.

Ülkede futbol yaygın olmasına karşın pek gelişememiştir. Ancak Arsenal FC altyapısından henüz yetişmiş olan Gedion Zelalem ülkedeki gençlere futbol konusunda bir örnek olabilecek sığada.

Etiyopya basketbolda ise Sahra Altı Afrika’daki ilk takımı kurmuştur.

Kaynakça

https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/et.html

http://www.indexmundi.com/ethiopia/

http://www.citypopulation.de/Ethiopia.html

http://unews.utah.edu/news_releases/the-oldest-homo-sapiens/

http://hdr.undp.org/en/data/map

http://www.ethiopia.gov.et/

https://www.google.com/maps/@9.1491751,40.498867,6z/data=!5m1!1e4

PAYLAŞ
Sonraki makaleMu Kıtası
1992 yılında Bursa'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne giriş yaptım. Okurken çektiğim Türkçe coğrafi kaynak sıkıntılarını gidermek adına Ekopangea'nın kurulmasına önayak oldum.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz