Anasayfa Makaleler Beşeri Divriği

Divriği

466
0
PAYLAŞ

Geçmiş

Eski Yunan kaynaklarında Aphlike, Bizans kaynaklarında Tefrike(Tephrice) biçiminde belirtilen Divriği; Arap kaynaklarında suyun çıktığı yer/suyun kaynağı anlamında el-Abrik olarak geçer. Osmanlı kaynaklarında(15. yy) Divrik ve Divriği biçiminde yazıldığı görülmektedir. Divriği’nin ne zaman ve kimlerce kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Divriği geçmişindeki en parlak yıllarını, 1150’lerden 1250’lere dek Mengücek Beyliği döneminde yaşamıştır.

Kent tarih boyunca, Makedon-Pers, Roma-Sasani, Bizans-Arap bölgeleri arasında bir sınır alanı konumunda bulunmuştur. 9. yüzyıldaki Paulusçu egemenliği de bir uç bölge olmanın sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kiliselere, ayinlere, ruhban sınıfına, vaazlara karşı çıkan Paulusçuların Bizans yönetimince sapkın görülmesi onları Araplarla yakınlaşmaya itmiş ve bölgede İslamiyet’in yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır. Ancak Arap destekli Paulusçu saldırılarından bunalan Bizans’ın 872 yılında Tephrike Kalesi’ni ele geçirmesiyle Paulusçular sürgün, soykırım gibi yöntemlerle tarihe gömüldüler. Ancak bölgenin Arap Yarımadası, İran ve Kafkasya arasında bulunan konumu özellikle Divriği’yi değişik mezhep ve görüşlere açık tutmuş ve 13. yüzyılda yaşanan Babailer Ayaklanmaları’na da neden olmuştur.

Divriği’nin Türklük geçmişi Oğuz beylerinden Emir Mengücek Gazi’nin kurduğu Mengücekoğulları’nın Divriği Kolu ile başlar. Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliği olan Mengücekoğulları’nın diğer kolları zamanla Anadolu Selçuklu egemenliğine girerken Divriği Kolu Anadolu Selçukluları’yla iyi geçinmiş ancak İlhanlılara direnememiştir. İlhanlı saldırısından sonra ise bölge yeni kurulan Eretna Beyliği egemenliğine geçmiştir. Ancak bir süre sonra Anadolu’daki iç karışıklıklardan yararlanan Memlükler 1391’de ilçeyi ele geçirmiştir. Bu tarihten sonra ilçe merkezi Osmanlı-Memlük arasında bir süre el değiştirmiş olsa da 1. Selim’in(Yavuz) 1516’daki Mercidabık Seferi’yle mutlak olarak Türk egemenliğine girmiş oldu. Divriği, Osmanlı yönetimi altına girdikten sonra merkezle aynı adı taşıyan bir sancak durumuna getirilip Arap İli(Vilayet-i Arap) adıyla oluşturulan beylerbeyliğine bağlandı. Daha sonra bu beylerbeylik dağıtılınca Divriği Sancağı, Sivas, Amasya, Tokat bölgelerini içine alan Rum Beylerbeyliği’ne bağlandı. 16. yüzyılda Divriği Sancağı’nın Divriği ve Darende adlı iki ilçesi, bu ilçelere bağlı on iki beldesi bulunuyordu. Sancak 19. yüzyılda Sivas Sancağı’nın bir ilçesi durumuna geldi.

Cumhuriyet döneminde Sivas’a bağlı bir ilçe merkezi yapılan Divriği’nin 1927’de nüfusu 4.789’du. 1937’de önce demir yolu ulaşımına kavuşmuş, ardından buradaki demir cevherinin 1939’dan başlayarak çıkarılması ve Karabük Demir Çelik Üretimevi’ne(fabrika) gönderilmesiyle ilçede yaşam canlanmaya, nüfusu yavaş yavaş artmaya başlamıştır. 1970’te 10.389 olan ilçe merkezi nüfusu, 1985’te 16.331 ve 1990’da da 17.664’e ulaşmıştır.

Coğrafya

Divriği’nin konumu, Sivas, Türkiye

Divriği, Yukarı Fırat Havzası’nın İç Anadolu sınırı yakınında Sivas İli’nin güneydoğusunda yer alır. Divriği İlçesi, Fırat Irmağı’nın bir kolu olan Çaltı Çayı Vadisi’nin hemen yanında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1225 m’dir. İlçenin yüzölçümü ise 2781,56 km²’lik bir alanı kaplar. Doğusunda İliç ve Kemaliye; batısında Kangal; kuzeyinde İmranlı ve Zara; güneyinde Arguvan, Arapkir, Hekimhan ilçeleri ile çevrilidir. Divriği İlçesi çok dağlık bir bölgeyi içine almaktadır. Dağlar arasında dik ve derin vadiler içerisinde Fırat’ın küçük kolları akmaktadır. Çaltı Çayı’ndan Fırat’a doğru derin kapuzlar(kanyon) oluşturan arazi sal yarışı(rafting) ve dağcılık sporlarına çok uygundur.

İlçede karasal iklim özellikleri görülür. Eskiden kışları çok karlı ve soğuk, yazları sıcak ve kurak olmasına karşın barajların etkisi ile iklim yumuşamıştır. İlçenin kimi dağlarında meşe, ardıç ve çam türü seyrek orman alanları bulunur. İlçenin önemli dağları: Kuzeyde Çengelli Dağ(2650), Deli Dağ(2150), Efendi Dağ, Göldağ ve Akdağ’dır. Güneyde Yama, Demirli, Geyikli; güneydoğuda Sarıçiçek; doğuda Iğımbat, batıda Dumluca Dağı yer almaktadır.

Dağların yüksek, serin ve yaylacılığa elverişli koşulları da otlaklarla kaplı olması, ayrıca toprak veriminin düşüklüğü yaylacılığı öne çıkarmıştır.

Başlıca yaylaları: Yama, Sarıçiçek, Göldağı, Eğrisu, Demirli ve Dumluca Yaylası olmakla birlikte birçok köyün kendine ait yaylaları vardır. Son yıllarda yaylalarda arıcılık yaygınlaşmıştır. İlçenin en önemli akarsuyunu Kangal İlçesi Karagöl Dağları’ndan çıkan Çaltı Çayı oluşturur. Bu su aktığı vadi boyunca tek bir yarar sağlamadan Kemaliye İlçesi topraklarında Kara Su’yla karışarak Fırat’ı oluştur. Sulamada yarar sağlayan bu suyun kollarıdır. Bunların en önemlisi Sincan ve Hamu dereleri ile Nih Çayı ve Palha Çayı’dır.

Nüfus

İl merkezine 184 km uzaklıkta olan ilçeye bağlı 26 mahalle, 107 köy ve 84 mezra bulunmaktadır. İlçe merkezi ve merkeze bağlı diğer yerleşimlerle birlikte ilçenin toplam nüfusu 16.416 düzeyindedir.

1985-2011 arası Divriği Nüfus Grafiği

Tarım ve Hayvancılık

Toplam arazinin %15,3’ne denk gelen 422.820 da’lık alanın tarıma elverişli olduğu ilçede 954.578 da’lık alan çayır/mera iken 437.705 da’lık alan ise ormanlık/fundalık olarak varlığını sürdürmektedir. Ancak söz konusu tarıma elverişli alanın yalnızca %41’lik kısmı kullanılabilmektedir. Bu durumun başlıca nedeni ilçenin verdiği dış göç ve kalıt(miras) nedeniyle parçalanan toprak yapısıdır. Ayrıca tarım yapılan alanın ise yalnızca %12’si sulanabilir durumdadır.

Divriği’de arazi kullanımı
Divriği’de yetiştirilen ürünlerin alan ve ekim miktarları

Ayrıca ilçede 10.100 büyükbaş, 53.500 küçükbaş, yaklaşık 3.000 kanatlı hayvan ile 20.000’in üzerinde arı kovanı bulunmaktadır.

Sağlık

Divriği İlçesi’ndeki en büyük sağlık kurumu Divriği Sadık Özgür Devlet Hastanesidir. Toplam 15.450 m²’ye yayılan hastanenin yatak sığası(kapasite) ise yalnızca 50’dir.

Eğitim

Divriği İlçe merkezinde eğitim 1 anaokulu, 7 ilkokul, 6 ortaokul ve 4 lise ile sürdürülmektedir. Bu eğitim kurumlarında eğitim gören öğrenci sayısı 2000’in üzerinde olmakla birlikte var olan öğretmen/eğitmen sayısı ise 150’den azdır.

İlçe merkezi 2010 yılında açılan bir kütüphane ile Halk Kütüphanesine kavuşmuştur. Yıllık 3.500’den çok okura kapılarını açan kütüphanede 20.000’in üzerinde kayıtlı yapıt bulunmaktadır.

İlçede Halk Eğitim Merkezince açılmış olan 62 adet kursta ise 1.311 öğrenci eğitim/öğretim almaktadır. Bu kurs merkezlerinde yöresel bebek giysisi, bakır işlemeciliği gibi yörenin geçmişine özgü eğitimler verilmektedir.

Ayrıca Sivas merkezindeki Cumhuriyet Üniversitesine bağlı Divriği Nuri Demirağ Meslek Yüksekokulu da ilçe eğitimine büyük katkı yapmaktadır.

Turizm

Divriği’de turizmin ana noktası küresel bir üne sahip olan Divriği Ulu Camisi’dir. Divriği Ulu Camisi ve Sağlık Yurdu(darüşşifa) olarak bilinen bu yapı topluluğu cami, sağlık yurdu ve türbeden oluşan bir külliyedir. Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde yapılmıştır. Ulu Cami, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından; sağlık yurdu ise eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. 1228 yılında başlanıp 1243 tarihinde bitirilen yapı kompleksinin Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’tır.

Divriği Ulu Camisi, Sivas, Türkiye

Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, külliyenin bir çok yerinde bulunan, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların ellerinden çıkan, taş işçiliğinin en ince örneklerini yansıtan olağanüstü motifler görülmeye değerdir. Bu yapıyı özgün kılan bir diğer özellik de, uzaktan bakıldığında bakışımlı(simetrik) olduğu düşünülen, ancak özünde bakışımsız(asimetrik) olan bezemelerde yer alan binlerce motifin hiç birinin bir daha kendini yinelememesi; evrendeki değişik varlıkların görkemli bir uyum ve denge içerisinde olduklarının taşa işlenerek gözler önüne serilmesidir. Evliya Çelebi de bu eser için: “Methinde diller kısır, kalem kırıktır.” der. 1985 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası” dizelgesine alınan, İslam mimarisinin bu başyapıtı, aynı zamanda T. C. Cumhurbaşkanlığı makamının koruması altındadır.

Divriği Ulu Camisi’nin kapısındaki süslemeler

Bu sayfadan külliye içerisinde sanal bir gezinti yapabilirsiniz.

Divriği Ulu Camisi’nden başka kentte gezilip görülmesi gereken, tarihi öneme sahip yerlerden özellikle belirtmek gerekirse, Kale Mescidi, Mengücek Kalesi, Kesdoğan Kalesi ile kent içindeki konaklar, hanlar, hamamlar, köprüler, çeşmeler, kümbetler ve kiliseler gibi önemli mimari yapılar bulunmaktadır.

Uygarlığın Divriği’ye kattığı mimari yapıların dışında bölgenin kendi doğal güzellikleri de görülmeye değerdir. Bunlardan başlıcaları;

Çaltı Suyu Vadisi ve

Çaltı Suyu Vadisi, Divriği, Sivas, Türkiye

Kesin bir kırgıbayır örneği olan Şeytan Kayalıkları’dır.

Şeytan Kayalıkları, Divriği, Sivas, Türkiye

Kaynakça

http://www.divrigi.gov.tr/ilcemiz-8s.htm

http://www.divrigi.bel.tr/tarih/

PAYLAŞ
Önceki makaleOva
Sonraki makaleGa-sur Haritası
1992 yılında Bursa'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne giriş yaptım. Okurken çektiğim Türkçe coğrafi kaynak sıkıntılarını gidermek adına Ekopangea'nın kurulmasına önayak oldum.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz