Anasayfa Makaleler Fiziki Kıta Hareketi, İklim Değişikliği Gibi Süreçleri Anlamakta Neden Zorlanıyoruz?

Kıta Hareketi, İklim Değişikliği Gibi Süreçleri Anlamakta Neden Zorlanıyoruz?

518
0
PAYLAŞ

Bu olayları anlamaktaki güçlüğün gerçekte birçok nedeni vardır. Ancak genel olarak iklim değişikliği gibi bir süreci anlamayı güçleştiren durum, insan ömrünün bu olayları izleyecek denli uzun olmayışından kaynaklanmaktadır.

Gök adalar içerisinde yer alan gezegenlerin devinimleri(hareket), gezegenlerin fiziksel veya kimyasal değişimleri, yeryüzünün oluşumundan bu yana süregelen kıtasal devinimler, iklimler üzerindeki değişimler tıpkı bir insanın bir ağacın büyümesi gibi oldukça yavaş gerçekleşen olaylardır. Bu süreçleri algılamak ve anlamlandırmak çokça insan için oldukça güç bir durum ortaya koymaktadır. Hatta çoğu zaman çokça insan bu gibi süreçleri izlemek için zaman ayırmaz. Ancak bu uzun zaman dilimlerinde etkinlik göstermiş ve gösterecek olan olaylara ilişkin bilgi ve deneyim sahibi oldukça olayların anlaşılması daha kolay duruma gelmektedir. Coğrafi olayları ve diğer birçok bilim dalına ilişkin olayları incelerken genel anlamda 3 ana yol seçilir:

  1. Süreçleri uzun zaman dilimlerinde incelemek: Tamam zaten sorun da bu, bunu anlamıyoruz demeyin. Bunu size şöyle bir örnekle açıklamaya çalışayım. Günümüzde çok konuşulan küresel iklim değişikliği olayından yola çıkalım. Öncelikle iklim nedir? İklim genel anlamıyla sıcaklık, nem rüzgar, yağış gibi meteorolojik olayların uzun yıllara(en az 3 haneli sayılarla belirtilen süreler) ilişkin ortalamasıdır. Yani atmosferdeki günlük ya da haftalık değişimler hava durumu olarak adlandırılır. Bugün uluslararası kaynaklarda değişiklik olarak tanımlanan süreç 100 bin ila 10 milyon yıl arası için kullanılmaktadır. Bu bilgiler ışığında bu iklim değişikliği gibi olayların birebir insan gözüyle gözlemlenmesi için gerekli süre ortalama insan ömrü olan 80 yılın çok çok üzerinde bir zaman istemektedir. Ancak bu durum sizi korkutmasın kümelenerek ilerleyen bilim sayesinde elde edilen bilgileri uç uca ekleyerek büyük bir resim ortaya koyabiliriz. Bu büyük resim yardımıyla bu insan ömrünün kat kat fazlası bir zamanda gerçekleşmiş ve gerçekleşen olayları daha rahat anlayabiliriz.
  2. Geçmişe bakmak: İnsan “bugün” kavramıyla belirtilen zaman biriminde kısıtlanmış bir canlı değildir. İnsan yaşamı boyunca sözü edilen yavaş ve uzun süreçlerin –ortalama insan yaşamı baz alındığında- çok kısa bir bölümünü tanıklık edebiliyor olsa da geçmişte yaşanan olayların izleri hala yerlerinde durmayı sürdürmektedir. Uzun süreli olayların geçmişe kazıdıkları izlere bakarak, bugün süregelmekte olan süreçleri anlayabiliriz. Konunun daha kolay anlaşılması için örneğimize iklim üzerinden ilerletirsek günümüzdeki iklim değişimlerine bir anlam getirmek için geçmiş iklimlere bakmak gerek. Eski Çağ İklim Bilimi(paleoklimatoloji), yerbilimsel(jeolojik) devirler içerisinde görülen atmosfer olaylarını ve iklimleri açıklamaya çalışan bilimdir. Eski Çağ İklim Bilimi, yer bilimi, yerbiçim bilimi, ağaç bilimi gibi doğal ortamlarla ilgili bilim dallarıyla ilişki kurmaktadır. Günümüzde “aletsel dönem” dediğimiz süreçte bir yandan iklim verilerine ilişkin kayıtlar tutulmaktadır ancak bu aletsel dönem kabaca 150 yıl kadar geriye gitmektedir. İklim değişikliklerini anlamak için gereksinim duyulan verilerin uzunluğu 150 yıldan çok daha fazla olmalıdır.
  3. Geçmişten günümüze uzanan ipuçlarını incelemek: Geçmişte yaşanmış kimi olayların etkileri, günümüzde de iz bırakır veya günümüzdeki olaylara yön verir. Yine iklim örneğinden ilerlediğimizde yer bilimsel devirlerde, milyonlarca yıl öncesinde görülen iklimlerin anlaşılabilmesi ya da daha yakın dönemde birkaç milyon ile birkaç bin yıl öncesindeki iklimlerin aşılması, gelecekte yeryüzünü bekleyen etkileri anlamada ve önlem alınmasında önem taşıyacaktır. İklim değişimi gibi uzun ve yavaş gerçekleşen süreç anlaşılmaya çalışıldığında 40-50 hatta 100 yıllık verilerle hareket etmek sağlıklı olmayacak bize doğruyu vermekten uzak olacaktır. Peki, Eski Çağ İklim Bilimi geçmişteki ipuçlarını nasıl inceler? Bunun yanıtı Eski Çağ İklim Bilimi’nin disiplinlerarası bir bilim dalı olmasının altında saklıdır. Geçmişe ilişkin iklimi anlamlandırmak için; dendrokronoloji, dendroklimatoloji, polen bilimi(palinoloji), klimajeomorfoloji, taşıllar(fosil) ve buz karotlarından yararlanılır. Örneğin, Eski Çağ İklim Bilimsel süreçlerin ortaya konmasında da yüzeysel izler kullanılmaktadır. Gerçekten bir alanda görülen buzullaşma izleri şu an olmasa bile bir dönem o alanda buzullaşmanın varlığını göstermektedir. Bu doğrultuda izlenen yüzeysel izler bir yandan geçmiş dönemlerde var olan doğal görünümlere ilişkin bilgi verirken diğer yandan o alandaki yüzeysel evrimin açıklamasına yardımcı olmaktadır. Görülebileceği gibi, yavaş gerçekleşen ve uzun süreli süreçlerin izlerini, geçmişte görebilir; bundan yola çıkarak bugünü aydınlatabilir ve hatta geleceğe ışık tutabiliriz.

Ayaklarımızın altında kıtaların hareket ettiğini anlayamıyor olmanız, kıtaların hareket etmediği anlamına gelmez. Eğer yeterince uzun süreli bir inceleme yaparsanız, gerçekten de kıtaların hareket ettiğini görebilirsiniz. Ayrıca bu hareketin birçok izi, günümüze türlü biçimlerde yansır: depremler, kıtaların hareketi nedeniyle oluşan, bu harekete ilişkin harika ipuçlarıdır.

Unutmayınız ki bir sürecin aşırı yavaş olması, onun gerçekleşmediği anlamına gelmez. Bir şeyin milyonlarca ve milyarlarca yılda gözlenebilir olması da, onun gerçekleşmediği anlamına gelmez.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz