Anasayfa Makaleler Beşeri Bor

Bor

928
0
PAYLAŞ

Bor ve türevleri uzun yıllardan beri kullanılmaktadır. Geçmişine bakılınca, bor tuzlarının 4.000 yıl önce ilk kez Tibet’te kullanıldığı, Babillilerce değerli eşyaların ergitilmesinde, Mısırlılarca mumyalamada, Eski Yunan ve Romalılarca da tabana serpilerek arena temizliği için kullanıldığı saptanmıştır. 875 yılında ise Araplar ilk kez bor tuzlarından em(ilaç) yapmışlardır.

Çağdaş bor endüstrisi, borun 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Tibet’ten Avrupa’ya getirilmesiyle başlamıştır. 1771 yılında, İtalya’nın Toscana bölgesindeki sıcak su kaynaklarında sassolit bulunduğu anlaşılmıştır. 1830 yılında İtalya’da borik asit üretimi başlamıştır. Aynı zaman diliminde, 1852’de Şili’de endüstriyel anlamda ilk boraks madenciliği başlamıştır. Daha sonra Nevada, Kaliforniya, Caliko, Moutain ve Kramer yöresindeki yatakların bulunarak işletilmeye alınmasıyla ABD yeryüzü bor gereksinimini karşılayan birinci ülke durumuna gelmiştir. Yurdumuzda ise ilk işletmenin 1861 yılında çıkartılan Maadin Nizamnamesi uyarınca 1865 yılında bir Fransız kuruluşuna 20 yıllık işletme ayrıcalığı verilmesiyle başladığı bilinmektedir.

Bor Madeninin Anadolu’daki Geçmişi

Türkiye’deki bor madenlerinin Doğu Roma İlhanlığı(İmparatorluk) döneminden beri bilinmekte ve kullanılmakta olduğu öngörülmektedir. İlk bor minerali yataklarına Balıkesir ili Susurluk ilçesinin Sultançayırı bölgesinde rastlanmıştır. Cevher, bir kalsiyum tuzu olup pandermit olarak uzun süre yabancı kuruluşlarca işletilmiştir.

1861 yılında ilk Maadin Nizamnamesi çıkarılarak bu tüzük hükümlerine uygun bir biçimde 1865 yılında Fransız Desmazures kuruluşuna Boraks Madeni İşletme ayrıcalığı verilmiştir. 1887’de Boraks Consolidated Ltd. adlı İngiliz kuruluşu bu bölgeye yerleşmiş ve 1958’e değin de işletme ayrıcalığı alarak etkinliğini sürdürmüştür.

1927’ye dek 624 yabancı kuruluşa ayrıcalık verilmiş, 1944 yılında ise bu kuruluşların büyük bölümü ulusallaştırılmış ve yabancı yatırıma yeni ayrıcalıklar verilmemiştir.

MTA ve Etibank gibi yerli kuruluşlar 1935 yılında 2804 ve 2805 Sayılı Kanunlarla arama izinlerini almışlar, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra arama etkinliklerini yaygınlaştırmışlardır.

1950 yılında Bigadiç’te, 1952’de Mustafa Kemal Paşa bölgesinde kolemanit yatakları bulunmuş, 1956 yılında da MTA Enstitüsü Emet-Kütahya bölgesinde linyit araştırmaları yapılması sırasında Hisarcık ve Hamamköy çevresinde kolemanit yataklarına rastlanmıştır. Bundan iki yıl sonra 1958’de bu yatakların işletme yetkisi Etibank’a verilmiştir.

Balıkesir Bölgesinde Boraks yataklarına iye(sahip) olan İngiliz Boraks Consolidated Ltd. kuruluşu, boraks cevherlerinin arttığını görünce Kırka’daki sodyum tuzu yataklarını, 1965’ten başlayarak özel madencilerin elinden aktarılmaya başlamış ve bu yatakları Türk Boraks adı altında işletmiştir. Alan aktarma işlemlerinde kural eksikliklerinin olması nedeniyle Türk Boraks’ın ayrıcalığı düşmüş ve 1968 yılından başlayarak bu alanların işletme yetkileri Etibank’a verilmiştir. 1969 yılında tasarı çalışmalarına başlanmış, 1970’te de işletmelerin kurulmasına geçilmiştir.

Başlangıçta yabancı kuruluşlarca işletilen işletilen bor madenlerimiz, 1968 yılında yabancı kuruluşların ayrıcalıklarının devlete aktarılması ile Etibank ve bir bölüm küçük ölçekli yerli kuruluşlarca işletilmeye başlanmıştır. 1978 yılında bor madenlerinin devletçe işletilmesi kararından başlayarak da madencilik, yatırım, üretim ve pazarlama konusundaki tüm etkinlikler Etibankça(bugünkü Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü) yerine getirilmektedir.

Devletleştirme kararından bugüne dek geçen yaklaşık 30 yıl gibi bir süre içinde madencilik ve sonrasında rafine bor ürünleri üretiminde önemli ilerlemeler yaşandığı açıktır. Bor kaynaklarımızın 1978 yılında 600 milyon ton olduğu bilinirken, yapılan arama çalışmaları ile bugün 3 milyar ton kaynağa iye olduğumuz belirlenmiştir. Kaynak çalışmaları hala Eti Maden/MTA işbirliği ile sürmektedir. Üretim sığamız(kapasite) her geçen gün artmış ve yeryüzü bor pazarında etkinliğimizin giderek artmasıyla 1970’li yıllarda %16 olan pazar payımız bugün %47’lere ulaşarak ABD’nin de önüne geçmiştir.

Borun Genel Özellikleri

Yer kabuğunda en yaygın 51. element olarak boratlar ve borosilikatlar olarak yer alan bor elementi, yaklaşık 3 ppm’lik derişim(konsantrasyon) değerindedir. Kimyasal simgesi “B” olup, periyodik çizelgede 3A kümesinin metal olmayan tek elementidir. Bor elementinin erime sıcaklığı 2.300°C, kaynama sıcaklığı ise 4.000°C’dir. Elementlerden karbon ve silisyum elementlerine benzerliği en çok ve oksijene karşı afinitesi(kimyasal tepkimeye girme isteği) çok yüksek olan bir elementtir. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,81 olan bor elementinin biçimsiz bir toz durumundaki rengi koyu kahverengi ve çok gevrek; katı yapılı monoklinik kristal durumunun rengi ise sarımsı kahverengidir. Kristal durumdaki elementel borun elde edilmesi için yüksek basınç ve sıcaklık gereklidir. Kristal bor, biçimsiz bordan katılık ve kırılganlık gibi fiziksel özellikleri bakımından daha yeğlenir özellikleri vardır.

Bor elementinin kristal yapısı incelendiğinde, bor elementinin dış yörüngesinde 3 tane elektron bulunduğundan 3 tane bağ yapabilir. Bor kristalinin birim hücresinde 12 bor atomu yer almaktadır. 12 bor atomu içeren birimlerin birbirine değişik bağlanmasıyla üç değişik kristal yapı oluşur. Bu kristal yapılar;

  1. Alfa-rombohedral,
  2. Tetragonal ve
  3. Beta-rombohedraldir.

Bor Mineralleri

Tinkal(Boraks)

Tibet’te bulunmuştur ve bilinen en eski bor mineralidir. Çoğunlukla renksiz, bazen sarı veya yeşil renkte yağlı kil yoğunluğunda ve sabun katılığında ham borakstır. İçinde %20 kadar suda çözünmeyen maddelerden başka tuz(NaCl), sodyum(Na), sülfat(SO) ve alçı taşı(CaSO) gibi safsızlıklar bulundurur. Arıtılarak bundan saf boraks elde edilir. Bugün yalnız Tibet ve Hindistan’da kullanılan bir mineraldir. Ayrıca Kaliforniya, Nevada ve Güney Amerika’da da bulunmaktadır.

Kolemanit

Monoklinik düzende kristallenir. Katılığı 4-4,5, özgül ağırlığı 2.42g/cm³’tür. Boron trioksit(B2O3) içeriği %50,8’dir. Suda yavaş, Hidroklorik asitte(HCl) hızla çözünür. Bor bileşikleri içinde en yaygın olanıdır. Türkiye’de Emet, Bigadiç ve Kestelek yataklarında, yeryüzünde ABD’de bulunur.

Üleksit

Doğada lifsi ve sütun biçiminde bulunur. Katıksız(saf) olanı, ak rengin tonlarındadır. İpek parlaklığında olanları da vardır. Genelde kolemanit, hidroboraksit ve probertit ile birlikte oluşmuştur. Ülkemizde Kırka, Bigadiç ve Emet yörelerinde, yeryüzünde ise Arjantin’de bulunmaktadır. Boron trioksit içeriği ise %43’tür.

Probertit

Kirli ak, açık sarımsı renklerde olup ışınsal ve lifsi biçimli kristaller biçiminde bulunur. Kristal boyutları 5 mm ile 5 cm arasında değişir. Kestelek yataklarında üleksit ikincil mineral olarak gözlenir. Ancak Emet’te tekdüze katmanlı birincil olarak ve Doğanlar, Dedeköy bölgesinde kalın katmanlı olarak oluşmuştur. Boron trioksit içeriği %49.6’dır.

Kernit(Razorit) 

Doğada renksiz, saydam, uzunlamasına iğne biçiminde küme kristaller durumunda bulunur. Katılığı 3, özgül ağırlığı 1.95 gr/cm³’tür. Soğuk suda az çözünür. Kırka’da sodyum borat kütlesinin alt bölümlerindedir. Yeryüzünde ise Arjantin ve ABD’de bulunur. Boron trioksit içeriği ise %51’dir.

Hidroborasit

Bir merkezden ışınsal ve iğne biçimindeki kristallerin gelişigüzel yönelmiş ve birbirini kesen kümeler olarak bulunur. Lifsi bir dokudadır. Ak renkte, bazen içerisindeki katıksızlıklara bağlı olarak sarı ve alımsı renklerde(arsenik içeriğine göre) kolemanit, üleksit, probertit ile birlikte bulunur. Ülkemizde en çok Emet, Doğanlar, Dedeköy yörelerinde ve Kestelek’te oluşmuştur.

Pandermit

Ak renkte ve tek parça olarak oluşmuş olup kireç taşına benzer. Ülkemizde Sultançayırı ve Bigadiç yataklarında gözlenmektedir. Boron trioksit içeriği %49,8’dir.

Yeryüzü Bor Rezervleri

Yeryüzündeki önemli bor yatakları Türkiye, Rusya ve ABD’de olup yeryüzü ticari bor kaynakları 4 bölgede toplanmaktadır. Bunlar; ABD’de Kaliforniya Eyaleti’nin güneyinde yer alan Mojave Çölü, Güney Amerika’da yer alan And Kuşağı, Türkiye’nin de yer aldığı Güney-Orta Asya Dağ Oluşum Kuşağı ve Doğu Rusya’dır. Türkiye dışında diğer önemli bor kaynaklarının bulunduğu bor yataklarının rezerv dağılımı değişik kaynaklardan alınan bilgilere göre şöyledir;

Boron(Kramer) Yatakları, Kuzey Amerika: Rio Tinto kuruluşunca açık ocak işletmeciliği yöntemi ile işletilen yatağın toplam rezervi kuruluşun 2012 yılı etkinlik yazanağındaki(rapor) verilere göre boron trioksit bazında 26 milyon tondur.

Boron(Kramer) Bor Yatakları

Fort Cady Kalsiyum Bor Yatağı, Mojave Çölü, Kaliforniya: Fort Cady Minerals’ça çözelti madenciliği yöntemi ile işletilen yatak düşük tenörlü ve derinde olması nedeniyle(~410 m) çıkarılması, işlenmesi zor ve maliyeti de yüksektir. Bu yatakta şu anda üretim yapılmamaktadır.

Ölüm Vadisi Bor Yatakları/Billie Madeni: Yer altı ocak işletmeciliği yöntemi ile işletilen yatak kolemanit, üleksit ve probertit içermektedir. Ancak bu yatakta şu anda üretim yapılmamaktadır.

Sırbistan: Rio Tinto kuruluşunca 2004 yılında keşfedilen Jadar Bor Havzasının işletme hakkını 2005 yılında almış olup, havzanın ityum oksit(Li2O) içeriği %1,8 ve boron trioksit içeriği ise %13,1’dir. Yatak kolemanit ve jadar minerallerinden oluşmaktadır.

Rio Tinto kuruluşunun 2012 yılı etkinlik yazanağına göre bu havzanın öngörüsel rezervi boron trioksit bazında 19 milyon ton olarak verilmektedir.

Kanada’da yerleşik Erin Ventures ve Sırbistan’da yerleşik JP PEU kuruluşlarının ortaklaşa geliştirmekte olduğu Sırbistan’ın güneyindeki Jarandol Havzası’nda Piskanja Bor Yatağı’nda yaklaşık 7,5 milyon ton ve Pobrdje Yatağı’nda ise %36,39 boron trioksit değerli 250.000 ton rezerv olduğu öngörülmektedir. En çok bulunan bor mineralleri kolemanit, üleksit  ve hovlittir(kalsiyum borosilikat hidroksit-Ca2B5SiO9(OH)5). Kuruluş, Ocak 2013’de çalışmaları bitirdiğini ve izin belgesi işlemlerine başladığını belirtmiştir.

Güney Amerika Bor Yatakları: Söz konusu yatakların en önemli özelliği genelde çok geniş alanlara küçük rezervler biçiminde yayılmasıdır. Diğer önemli bir özellik ise; bu yatakların And Dağları’nın ortalama 4.000 m’nin üzerindeki yüksek bölgelerinde yer alması ve çalışma döneminin kısa olmasıdır. Ayrıca, bu madenlerin genelde tenörleri düşüktür. Güney Amerika rezervlerinin büyük bir bölümünü üleksit(sodyum kalsiyum borat bazdan) oluşturmaktadır.

Tincalayu, Arjantin: Söz konusu yatak, 300 bin ton boron trioksit bazında tinkal ve kernit rezervine iyedir. Yatak, 1.500 m genişlikte, 500 m uzunlukta ve 100 m derinliktedir. Başlıca bor mineralleri; tinkal, üleksit, kolemanit ve kernittir.

Rio Tinto kuruluşunun 2012 yılı etkinlik yazanağına göre bu havzadan boron trioksit bazında 2010 yılında 18 bin ton, 2011 yılında 18 bin ton ve 2012 yılında da 9 bin ton üretim gerçekleştirilmiştir.

Salar de Surire Bor Cevheri Yatağı, Şili:  Arica’nın(Şili) deniz düzeyinden 4.050 m yükseklikte bulunan yatak 1,5 milyar ton tuvönan(boron trioksit bazında 30 milyon ton) rezervi ile yeryüzünün en büyük üleksit yataklarından biridir. Söz konusu yatak, QuiBorax’ça işletilmekte olup, gerçekte borik asit üretimi gerçekleştirilmektedir.

Salar de Carcote ve Salar de Ascotan, Kuzey Şili: SQM Salar’ca işletilen Salar de Carcote ve Salar de Ascotan 7 milyon ton boron trioksit bazında üleksit rezervine iyedir.

Asya Bor Yatakları: Asya ülkelerindeki bor rezervleri genelde magnezyum borat(ascharite) ve sınırlı bölgelerde tinkal ve borosilikattan oluşur. Bu cevherler, genelde düşük tenörlü olup arıtılmış ürün üretiminde uygulayım bilimsel(teknolojik) güçlükleri olan yapıdadır. Ascharite cevheri özellikle Çin ve Kazakistan’da bulunmakta olup, ortalama boron trioksit tenörü %8-10’dur. Çin’de doğal bor yatakları geniş olmasına karşın, yatakların %90’dan çoğunun tenörü %12 boron trioksitin altındadır.

Çin’in bor yataklarının büyük bir bölümü Liaoning ve Jilin bölgelerinde yer almaktadır. Bor yatakları gerçekte magnezyum borat içeren ascharite bazlı başkalaşım yataklarıdır. Çinghay-Tibet Yaylası yakınlarında yer alan Çinghay’ın bor kaynakları üleksit, hidroborasit ve borakstır. Çin’in başkalaşım ve sedimenter yatakları düşük tenörlü ve yüksek katıksızlıktadır. Liaoning’deki ascharite yataklarının çok hızlı tüketildiği bilinmektedir.

Çinghay’daki bor yatakları 4.000 m yükseklikte bulunduklarından ve birbiriyle ilişkili mineral kümeleri içerdiklerinden(bor, lityum ve potasyum) Güney Amerika’da yer alan bor yataklarına benzemektedirler.

Hindistan’nın Jammu ve Keşmir bölgesinde 74.204 ton bor rezervi bulunmaktadır.

Ayrıca Surendangener bölesinde ve Gucerat ve Nagaur sınırında bor oluşumları bildirilmiştir. Jaipur bölgesindeki Sampar Gölü’nde %0,5 tenöründe boraks bulunmaktadır.

Rusya Bor Yatakları: Rusya’nın en önemli bor yatağı, yeryüzünde bilinen 3 önemli datolit bor yataklarından biri olan Dalnegorsk Yatağı olup tenörü ortalama %9-10 boron trioksit, toplam rezerv miktarı yaklaşık 230 milyon tondur.

Sonuç olarak, yeryüzü toplam bor rezervi sıralamasında Türkiye yaklaşık %73’lük pay ile ilk sıradadır. Yeryüzü toplam bor rezervi ve bugünkü tüketim değerleri göz önüne alındığında, yeryüzünde çok uzun yıllar bor cevheri sıkıntısı yaşanmayacağı görülmektedir.

Türkiye Bor Rezervleri

Bor madeni Türkiye’nin özellikle kuzeybatı bölgelerinde bulunmaktadır. Türkiye’de bu güne dek işletilmiş bor madeni ocakları ve bulundukları yöreler tabloda gösterilmiştir. Bor madenlerini ve bor işletmelerini devlet adına Eti Bor A. Ş. Genel Müdürlüğü işletmekte olup, Genel Müdürlük merkezi Bandırma’da bulunmaktadır. Eti Bor A. Ş. Genel Müdürlüğüne bağlı beş işletme müdürlüğü: Emet Bor İşletme Müdürlüğü, Bandırma Bor ve Asit Üretimevleri(Fabrika) İşletme Müdürlüğü, Kırka Bor İşletme Müdürlüğü, Bigadiç Bor işletme Müdürlüğü ve Kestelek Bor işletme Müdürlüğü’dür.

Kırka-Sarıkaya boraks yatağı Eskişehir ilinin 70 km güneyindeki Kırka bucağının 4,5 km batısındadır. Yeryüzünün en büyük rezervlerinden biri olup, 1950-1960 yılları arasında yurttaşlarımızın arama izni alarak yaptığı aramalar sonucunda bulunmuştur. 1962 yılında Türkiye’deki diğer boraks yatakları gibi Kırka’daki boraks yatakları da İngiliz Boraks Consolidated Ltd. kuruluşunun eline geçmiştir. Ancak, kuruluşun alan aktarma işlemindeki kanuni eksiklikler nedeniyle izinleri iptal edilmiş ve ayrıcalığı düşen boraks yataklarının üçünün işletme ayrıcalığı 1968 yılında Etibank’a geçmiştir. 1968 yılında MTA’nın yaptığı aramalarda Kırka sodyum tuzu cevherinin Kaliforniya’daki tinka-razorit-kernit cevherinin benzeri olduğu ve yatakların varsıl(zengin) olduğu belirlenmiştir. Kırka’daki tinkal cevheri yaklaşık %25-26 civarında boron trioksit içermekte, çıkarılan cevher Kırka’daki 1.150.000 ton/yıl cevheri işleyecek sığadaki yoğunlaştırıcı işletmelerinde varsıllaştırılarak boron trioksit oranı %32-33’e yükseltilmekte ve tane büyüklüğüne göre sınıflandırmaktadır. Kırka Yoğunlaştırıcı İşletmesi 1975 yılından beri etkindir. 1978 yılında bor türevi işletmeleri kurulmaya başlanmış ve 1984 yılında etkinliğe geçmiştir. Üretilen başlıca ürünler tinkal, boraks pentahidrat ve susuz borakstır.

Kütahya’nın 100 km güneybatısındaki Emet’te bulunan maden 1956 yılında MTA yer bilimcisi Dr. Gawlik tarafından bulunmuş, 1958 yılında bölgedeki bor alanları MTA tarafından Etibank’a aktarılmıştır. Yaklaşık %28 ile %37 arasında boron trioksit içeren kolemanit yataklarından çıkarılan cevher ise toplam 1.200.000 ton/yıl cevheri işleyecek sığadaki yoğunlaştırıcı işletmesinde yıkanarak boron trioksit oranı %43-45’e yükseltilmekte ve ürün sınıflandırılmaktadır.

Bigadiç ve yöresindeki bor yatakları 1950 yılında Muharrem Girgin adlı bir madencinin Çamköy yakınlarından topladığı örneklerin kolemanit olduğunun Dr. H. Yakal tarafından belirlenmesi ile bulunmuştur. Önceleri özelin elinde olan maden ocakları Fransız kuruluşu ile olan alan sınır anlaşmazlığı nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararı ile 1976 yılında Etibank’a aktarılmıştır. Ortalama %30-32 civarında boron trioksit içeren tüvenan kolemanit cevherini varsıllaştırarak boron trioksit oranını %40-44’e yükselten, cevher varsıllaştırma işletmesi 1979 sonundan beri işletmede olup, sığası 600.000 ton/yıl tüvenan cevherdir. Kırma-harmanlama işletmesi 1993 yılı sonunda, işlenmemiş bor öğütme işletmesi ise 1998′de üretime geçmiştir. Yörede boraks pentahidrat, boraks dekahidrat, asit borik, sodyum perborat, sülfürük asit üretilmektedir.

Kestelek bor yatakları MTA’nın bölgede linyit araştırmaları sırasında 1954 yılında bulunmuştur. 1979’a dek türlü kişi ve kurumlarca bor cevheri üretimi yapılmış, 1979 yılında alan Etibank’a aktarılmıştır. Bölgede 200.000 ton/yıl tüvenan cevher varsıllaştırma sığalı yoğunlaştırıcı işletmesi etkinlik göstermektedir.

Türkiye Bor Madeni Yatakları Haritası

Bor Kullanım Alanları 

Cam ve Cam Elyafı Üretimi

Günümüzde üretilen borun %40’ı cam ve fiberglas üretiminde tüketilmektedir(Özpeker 2001). Cam üretiminde yararlanılan belli başlı bor özellikleri aşağıda verilmiştir.

  • İşlenmemiş maddenin ergime noktasını düşürür,
  • Ergimiş ortamın viskozitesini düşürür,
  • Camın sıcaklık genleşme katsayısını düşürür,
  • Camın kırılma indisini büyütür,
  • Camın saydamlığını ve parlaklığını arttırır, her türlü yalıtımdan bilişim dalına dek çok türlü alanlarda, değişik amaçlar için kullanılan cam elyafının(fiberglas) temel işlenmemiş maddelerinden birini bor oluşturur. Cam elyafına bor katıldığında yukarıda belirtilen özelliklere ek olarak;
  • Kristalleşme eğilimi düşer ve
  • Liflerin dayanıklılığını ve neme karşı direncini arttırır.

Türlü metaller ile giydirilmiş fiberglas türleri; küçük yongalarda(mikro çip), fiber optik kablolarda, yan iletken ögelerin üretiminde ve buna benzer birçok elektronik parçanın üretiminde kullanıldığı gibi, diğer bor türevleri de elektronik sanayisinde kullanılmaktadır.

Temizleme ve Ağartma Sanayisi

Yeryüzü bor tüketiminin yaklaşık %20’si sabun, arıtıcı(deterjan) gibi temizlik ürünlerinin üretimine yöneliktir(Özpeker 2001). Bu sanayide yararlanılan başlıca bor özellikleri;

  • Güçlü bir ağartıcıdır,
  • Lekeleri çözer,
  • pH’ı dengeler,
  • Suyu yumuşatır,
  • Yağları parçalar,
  • Etkin oksijeni dengeler ve
  • Antibakteriyeldir.

Bu özellikler aracılığıyla kumaşı çok az yıpratır; renklerini soldurmaz. Düşük sıcaklıkta bile etkin sonuç verir. Çamaşırın yıkanma süresini düşürür. Su tüketimini azaltır. Makinelerdeki çeliğin aşınmasını ve donuklaşmasını azaltır. Arıtıcıların %20-25’ini sodyum perborat oluşturur.

Seramik ve Emaye Üretimi

Bor, özellikle seramiklerin sırlanmasında ve emaye üretiminde kullanılır. Bu alan Türkiye’nin en çok bor tükettiği alanlardan birini oluşturmaktadır.

Dokuma Üretimi

Yanmayı geciktirici özelliğinden dolayı cam elyafı olarak dokuma üretiminde kullanılır. Bunun yanı sıra, Metalürji sanayisinde de kullanılır. Metalürjide yararlanılan özellikler:

  • Ergime sıcaklığını düşürür,
  • Dışığın(cüruf) akışkanlığını artırır,
  • Çeliği katılaştırır ve
  • Fırın tuğlalarının aşınmasını azaltır,

Demir-çelik işlenmemiş maddelerinin ergime sıcaklığını düşürmesi nedeniyle tüketilen erkede(enerji) tutum sağlar. Bor türevlerinin kendisinin ya da çelik ile alaşımlarının yüksek katılığı nedeniyle aşındırma ve kesici aletlerde kullanılır. Son dönemlerde manyetik ayırıcılarda kullanılmasıyla devrim yaratan, sürekli yüksek manyetik alan gücü oluşturan mıknatısların içinde nadir metallerin yanı sıra bor da bulunmaktadır. Bor, kaplama sanayisinde kullanılan elektrolitlerin oluşturulmasında ve lehimleme işlemlerinde de kullanılmaktadır. Kumaş boyalarını koruduğu için kumaş boyalarında ve aprelemede kullanılmaktadır.

Tarımda Kullanım

Tarımda kemre(gübre) olarak kullanılmaktadır. Tarımda borlu kemre kullanımı verimi arttırmaktadır. Hektar başına yalnızca 1,5 kg bor kemresi kullanarak domateste %18’lik verim artışı elde edilebiliyor. Bor kemresi ile şeker pancarında %15, fındıkta %19 verim artışı sağlanıyor. Bor oksit düşük derişimlerde kemrelerde küçük besin olarak ve yüksek derişimlerde bitki öldürücü olarak iki karşıt yerde kullanılmaktadır. Dökme kemrelere bor, bakır, demir, mangan, molibden ve çinko bazen kobalt elementleri küçük besin olarak eklenir. Bor, granüller olarak dökme kemrenin harman bileşimine ve püskürtme işleminden önce sıvı kemreye eklenir. Bor eksikliğinde bitkilerde gövde kısa, yapraklar biçimsiz, kalın, kırılgan ve küçüktür. Bor eksikligi meyve ağaçlarında, kahve, tütün ve zeytin ağaçlarında bulunur. Elma ve armut ağaçları bor eksikliğinde mantar oluşturur. Borun az bir miktarı bitkiler için gerekli olmasına karşın yüksek miktarı ağılıdır(zehirli). Bu toksitlerden dolayı boratlar bitki öldürücü olarak kullanılabilir. Ancak seçmeli olmadığından tarımda kullanımı sınırlıdır. Bu yüzden tarım dışı uygulamalarda, yabancıl otların önlenmesinde kullanılır.

Çekirdeksel(Nükleer) Sanayi

Bor izotoplarının çekirdeksel tepkimelerin denetlenmesine yardımcı olur. Çünkü B ve B11 izotoplarının nötron emme gücü yüksektir. Kimi tür güç reaktörlerinde aşırı reaktiviteyi önlemek için soğutma suyuna borik asit eklenir. Çekirdeksel reaktörlerde kullanılan denetim çubukları %2 bor içeren çelik ve alüminyum alaşımından yapılmaktadır(Öztürk 1994). Yukarıda belirtilen kullanım alanlarının yanı sıra bor; tıpta, antibakteriyel ve temizleyici olarak, antiseptiklerde, diş macunlarında, parfümlerde, şampuan ve lens eriyiklerinde(solüsyon) kullanılmaktadır. Kimya sanayisinde, türlü boyalarda, elektrolitik işlemlerde, korrozyon önleyicilerin üretiminde de bordan yararlanılmaktadır.

Erkede Kullanım

Bilimsel çalışmalar, bor ve bor bileşiklerini, hidrojen depolama ve üretiminde kullanılan bir erke kaynağı konumuna getirmiştir. Bu nedenle borun, hidrojen ve yakıt pili uygulayım bilimleri için önemi giderek artmıştır. Hidrojen, bir bor bileşiği olan sodyum bor hidrürden hiçbir kötü yan ürün oluşmaksızın üretilebilmektedir. Sodyum bor hidrür, ayrıca yakıt pilleri için gizil(potansiyel) yakıt konumundadır. Bor, ayrıca element biçiminde, yüksek yanabilirliği nedeniyle doğrudan araçlar için motor yakıtı veya motor yakıtı katkı ürünü olarak da kullanılabilmektedir.

Yakıt Pili Yakıtı Olarak Kullanımı

Merit kuruluşunca yakıt olarak sodyum borhidrür kullanan doğrudan borhidrürlü yakıt pili(Direct Borohydride Fuel Cell(DBFC)) geliştirilmiştir(Merit, 2006). Doğrudan sodyum borhidrürlü yakıt pilinde, hidrojen üretim ara düzeyi olmadan elektrik üretilmektedir. Hidrojen üretim ve depolama birimleri olmaksızın doğrudan sodyum borhidrür yakıt olarak kullanılmaktadır. Doğrudan sodyum borhidrürlü yakıt pili özellikle güç gereksinimi düşük olan taşınabilir sivil(telefon,radyo, küçük televizyon, el süpürgesi, vb.) ve askeri(lokal aydınlatma (varta, vb.), gezici telsiz, telefon, elektronik savaş aygıtları(radyo alıcıları, vb), personel ısıtma, insansız araçlar, duyarga(sensör) vb.) uygulamalarda önemlidir(MAM, 2006). Yakıt pillerinde hidrojen gazı yerine sodyum borhidrür kullanımının birçok üstünlüğü vardır. Depolama sorunu yoktur. Mobil uygulamalar için tehlikeli yüksek basınç tankları veya erke tüketen soğutucu takımlara gerek yoktur. Sodyum borhidrür yakıtı güvenlidir, düşük sıcaklıkta yanar, yüksek hidrojen sığasına iyedir.

Kaynakça

Taneri, A. “ Boraks ve Teknolojisi “ Etibank Boraks ve Asitborik Fabrikaları . Bandırma

Acarkan, N. “Bor Ürün Çeşitleri ve Kullanım Alanları” İTÜ Maden Fakültesi, Cevher ve Kömür Hazırlama Anabilim Dalı, 80626 Maslak-İstanbul

Yenialaca, Ç.(2009) Bor ve Kullanım Alanları. T.C. Gazi Üniversitesi  , Gazi Eğitim Fakültesi . Ankara 2009

http://www.boren.gov.tr/tr/bor/bor-uretimi

Üncü, R. (2001) “Dünya Ham ve rafine Bor Pazarına Bir Bakış 4 “Endüstriyel hammaddeler sempozyumu, 18-19  2001, İzmir,Türkiye, s : 7-17

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz