Anasayfa Makaleler Beşeri Rüzgar Enerjisi

Rüzgar Enerjisi

660
0
PAYLAŞ

Rüzgardan yararlanarak enerji üretiminin geçmişi 7. yüzyıla kadar dayanır. İlk olarak İranlıların rüzgar değirmenleri yaptıkları bilinmektedir. Rüzgar türbinleri Avrupa’ya 11.-13. yüzyıllar arasında düzenlenen Haçlı Seferleri sırasında geçmiştir. Danimarka’da ilk türbin 1259 yılında yapılmıştır. Daha sonra bu türbinler aracılığıyla Hollanda yel değirmenleri ülkesi olarak anılmaya başlanmıştır. Çağdaş türbinler konusunda ilk çalışmalar Danimarkalı Dane Paul La Cour tarafından 1890 yılında başlatılmış ve bu yolla Danimarka rüzgar türbinlerinin mucidi sayılmıştır.

Rüzgar enerjisi yenilebilir enerji kaynakları arasında sayılmaktadır. Endüstri Devrimi sırasında diğer kaynaklardan ucuz enerji elde edilmesi nedeniyle yerini diğer kaynaklara bırakmıştır. Petrol bunalımı sonrasında rüzgar enerjisi su pompalama ve uzak yerleşim yerlerindeki enerji gereksinimini karşılamak amacıyla yeniden gündeme gelmiş; şu anda da çevre ile ilgili endişeler ve alışılmış enerji üretim yöntemlerinin neden olduğu türlü olaylar nedeniyle canlanmıştır. Son 15 yılda rüzgar türbinleri ile elektrik üretiminde önemli gelişmeler sağlandı. Yaklaşık 2.000 MW ağ bağlantılı rüzgar enerjisi kurulu gücü ile elektrik 3.200 GW’ın üzerine çıkmıştır. Bu türbinlerin çoğunluğu ABD ve Danimarka’da kurulmuştur. Rüzgar enerjisinin bir uygulama alanı da su pompalama düzenleridir. Geçen yüzyılda ve bu yüzyılın birinci yarısında geniş çapta kullanılan rüzgar pompalama düzenlerinde 1950-1960’lı yıllarda oldukça katı düşüşler olmuş ve sonuçta rüzgar ile çalışan su pompaları yerlerini diğer kaynaklarla çalışan pompalara kaptırmıştır.

Rüzgar Enerjisi Nedir?

Rüzgar  enerjisi ; doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı Güneş’tir. Güneş’in yeryüzüne gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgar enerjisine dönüşmektedir. Güneş’in, yer yüzeyini ve atmosferi bağdaşık(homojen) ısıtmamasının bir sonucu olarak ortaya çıkan sıcaklık ve basınç değişiminden dolayı hava akımı oluşur. Bir hava kümesi olağan durumundan daha çok ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve bu hava kümesinin yükselmesiyle boşalan yere, aynı hacimdeki soğuk hava kümesi yerleşir. Bu hava kümelerinin yer değiştirmelerine rüzgar adı verilmektedir. Diğer bir anlatımla rüzgar; birbirine komşu bulunan iki basınç bölgesi arasındaki basınç değişiminden dolayı oluşan ve yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eden hava akımıdır. Rüzgarlar yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına akarken; yeryüzünün kendi ekseni çevresinde dönmesi, yüzey sürtünmeleri, yerel ısı yayılımı, rüzgar önündeki değişik atmosferik olaylar ve yer biçimlerinin yapısı gibi nedenlerden dolayı biçimlenir. Rüzgarın özellikleri, yerel coğrafi değişiklikler ve yeryüzünün bağdaşık olmayan ısınmasına bağlı olarak, zamansal ve yöresel değişiklik gösterir. Rüzgar, hız ve yön olmak üzere iki değişken ile anlatılır. Rüzgar hızı yükseklikle artar ve kuramsal gücü de hızının küpü ile orantılı olarak değişir. Rüzgar enerjisi  uygulamalarının ilk yatırım maliyetinin yüksek, kapasite etkenlerinin düşük oluşu ve değişken enerji üretimi gibi olumsuzlukları yanında üstünlükleri genel olarak şöyle sıralanabilir;

  1. Atmosferde bol ve özgür olarak bulunur,
  2. Yenilenebilir ve temiz bir enerji kaynağıdır, çevre dostudur,
  3. Kaynağı güvenilirdir, tükenme ve zamanla ederinin artma riski yoktur,
  4. Maliyeti günümüz güç santralleriyle yarışabilecek düzeye gelmiştir,
  5. Bakım ve işletme maliyetleri düşüktür,
  6. İş olanağı yaratır,
  7. Tümüyle yerlidir, dışa bağımlılık yaratmaz,
  8. Uygulayım biliminin(teknoloji) kuruluşu ve işletilmesi göreceli olarak kolaydır,
  9. İşletmeye alınması kısa bir sürede gerçekleşebilir.

Rüzgar Türbini

En sıradan anlamda bir rüzgar türbini 3 bölümden oluşur:

Pervane Kanatları:

Rüzgar estiği zaman pervanenin kanatlarına çarparak onu döndürmeye başlar. Bu yolla rüzgar enerjisi ile kinetik erke elde edilmiş olur. Pervaneler rüzgar estiğinde aynı yönde dönecek biçimde tasarlanmışlardır.

Şaft:

Pervanelerin dönmesiyle ona bağlı olan şaft da dönmeye başlar. Şaftın dönmesiyle de motor içinde devinim(hareket) oluşur ve motorun çıkışında elektrik erkesi sağlanmış olur.

Üreteç

Oldukça sıradan bir çalışma yöntemi vardır. Elektromanyetik indüksiyon ile elektrik enerjisi üretilmiş olur. Küçük oyuncak arabalardaki elektrik motoruna benzer bir düzenektir. İçinde mıknatıslar bulunur. Bu mıknatısların ortasında da ince tellerle sarılmış bir bölüm bulunur. Pervane şaftı döndürdüğü zaman motor içindeki bu sarım bölgesi, çevresindeki mıknatısların ortasında dönmeye başlar. Bunun sonucunda da alternatif akım(AC) oluşur.

Günümüzde kullanılan rüzgar türbinleri, tarlalarda kullanılan yel değirmenlerinden daha karmaşık bir yapıdadır. Ülkemizde yel değirmenleri çok yaygın kullanılmaz.

Çağdaş Rüzgar Türbini Uygulayım Bilimi

Rüzgar türbinleri günümüzde iki değişik tasarımla yapılır. Bunlardan birincisi alttaki fotoğrafta görülen gibi dikey eksen çevresinde dönebilen tasarımdır ve Düşey Eksenli Rüzgar Türbini olarak adlandırılır.

Dikey Eksenli Türbin

Düşey ekseni yere dik olacak biçimde tasarlanmıştır. Her zaman rüzgarın geleceği yöne göre ayarlanır. Yatay ekseninin rüzgara göre ayarlanmasına gerek yoktur. Genelde ilk devinim olarak elektrik motoruna gereksinim duymaktadır. Türbin yardımcı tellerle ekseninden tutturulmuştur. Deniz yüksekliğine yakın yerlerde daha az rüzgar aldığından aygıtın verimi düşük olmaktadır. Ancak tüm gerekli donanımlar yer düzeyinde olması bir kazanım olsa da, tarım alanları için olumsuz etkisi çok olmaktadır.

Diğer önemli tasarım ise Yatay Eksenli Rüzgar Türbini olarak adlandırılır. Dönme ekseni yere paralel olarak tasarlanmıştır. Bir elektrik motoru yardımıyla rüzgar yönüne göre pervanenin yönü ayarlanabilmektedir. Yapısal olarak bir elektrik motorundan değişik değildir. Verimli olarak çalışabilmesi için denizden yaklaşık 80 m yüksekte olması gereklidir.

Yatay Eksenli Türbin

Ölçünlü(Standart) Bir Rüzgar Türbininin Bölümleri

Rüzgar Türbini İç Yapısı

Makine Yeri(Nacelle)

Makine yeri, rüzgar türbininin dişli kutusu ve elektrik üreteci ile birlikte kilit parçalarını içerir. Bakım çalışanları, makine yerine türbin kulesinden girebilir. Makine yerinin solunda, rüzgar türbini pervanesi yani pervane kanatları ve göbek bulunur.

Pervane Kanatları(Rotor Blades)

Pervane kanatları, rüzgarı yakalar ve rüzgarın gücünü pervane göbeğine aktarır. Çağdaş bir 600 kw’lık rüzgar türbininde her pervane kanadının uzunluğu 20 m’dir ve bir uçak kanadı gibi tasarlanır.

Göbek (Hub)

Pervane göbeği, rüzgar türbininin düşük hız miline bağlıdır.

Düşük Hız Mili(Low Speed Shaft)

Rüzgar türbininin düşük hız mili, pervane göbeğini dişli kutusuna bağlar. Çağdaş bir 600 kw’lık rüzgar türbininde dişli görece yavaş, dakikada 19–30 dönüş hızı ile döner. Bu mil aerodinamik frenlerin çalışması için hidrolik düzeneğe ilişkin borular içerir.

Dişli Kutusu(Gearbox)

Dişli kutusunda, solda düşük hız mili bulunur. Sağdaki yüksek hız milinin, düşük hız milinden 50 kat hızlı dönmesini sağlar.

Mekanik Frenli Yüksek Hız Mili(High Speed Shaft With Its Mechanical Brake)

Mekanik frenli yüksek hız mili, dakikada yaklaşık 1.500 dönüş hız ile döner ve elektrik üretecini çalıştırır. Bir ivedi(acil) durum mekanik freni vardır. Mekanik fren, aerodinamik frenlerin çalışmaması durumunda veya türbin bakımdayken kullanılır.

Elektrik Üreteci(Electrical Generator)

Elektrik üreteci, genelde bir eş zamanlı üreteç veya eşzamansız üreteçtir. Çağdaş bir rüzgar türbininde en az elektrik gücü genelde 500–1.500 kw arasındadır.

Elektronik Denetim Birimi(Electronic Controller)

Elektronik denetim birimi, rüzgar türbininin durumunu sürekli izleyen ve eğim mekanizmasını denetleyen bir bilgisayar içerir. Bir aksama durumunda(örneğin, dişli kutusu veya üretecin çok ısınması) rüzgar türbinini kendiliğinden durdurur ve telefon çevirge(modem) hattı ile türbin işletmecisinin bilgisayarına uyarı verir.

Hidrolik Düzenek(Hydraulics System)

Hidrolik düzenek, rüzgar türbininin aerodinamik frenlerini içerir.

Soğutma Birimi(Cooling Unit)

Soğutma birimi, üreteci soğutmak için kullanılan bir soğutma birimini içerir. Ayrıca dişli kutusundaki yağı soğutmak için kullanılan bir soğutma birimi de içerir.

Kule(Tower)

Rüzgar türbininin kulesi, makine yerini ve pervaneyi taşır. Genelde kulenin yüksek olması bir kazanımdır, öyle ki; yerden yükseldikçe rüzgar hızları artar. Çağdaş bir sıradan 600 kw’lık rüzgar türbininde 40–60 m’lik bir kule bulunur. Kuleler, dairesel veya kafes biçiminde olabilir. Dairesel kuleler türbinin tepesine ulaşmak için bir iç merdiven olabildiğinden çalışanların türbinlere bakması için daha güvenlidir. Kafes kulelerin başlıca kazanımı daha ucuz olmasıdır.

Eğim Düzeneği(Yaw Mechanism)

Eğim düzeneği, pervane ile birlikte makine yerini rüzgara karşı döndürmek üzere elektrik motorlarından yararlanılır. Eğim düzeneği, yelkovanı kullanarak rüzgar yönünü algılayan elektronik denetleme birimince çalıştırılır. Rüzgar, yön değiştirdiğinde türbin bir seferde yalnızca birkaç derece eğilir.

Yelölçer ve Yelkovan(Anemometer and Wind Wane)

Yelölçer ve yelkovan, rüzgar hızı ve yönünü ölçmek için kullanılır. Yelölçerden gelen elektronik bildirimler, rüzgar türbininin elektronik denetleme birimince rüzgar hızı yaklaşık 5 m/s’ye yaklaştığında rüzgar türbinini çalıştırmak için kullanılır. Bilgisayar, türbini ve çevresini korumak için rüzgar hızı 25 m/s’yi aştığında türbini kendiliğinden durdurur. Yelkovan, bildirimleri rüzgar türbininin elektronik denetleme birimince rüzgar türbinini rüzgara karşı döndürmek üzere kullanılır.

Genellikle rüzgar türbinleri saatte 33 mil hızla döndüklerinde tam sığa olarak çalışmaktadırlar. Saatte 45 mil(20 m/sn) hızına çıktıklarında ise düzenek kendiliğinden durmaktadır. Türbinin aşırı hızlanması durumunda düzeneği durduracak birçok denetim bulunmaktadır. En genel düzenek fren düzeneğidir. Pervane 45 mil/sa hızına ulaştığında dönme işlemini durdurur. Bundan başka diğer güvenlik ögeleri de şunlardır;

Açı Denetimi

Pervane yüksek hızlara çıktığında, üretilen erke de çok olmakta. Bu gibi durumlarda pervanelerin açılarını değiştirip daha yavaş bir dönme devinimi elde etmek için kullanılır.

Edilgen Yavaşlatıcı

Genellikle pervaneler ve motor kesin bir açıyla ayarlanmıştır. Ancak rüzgar çok hızlı estiğinde pervanenin tepetaklak olmasını engellemek için geliştirilmiş bir düzenektir. Aerodinamik olarak rüzgarın tersi yönde pervanenin açısını değiştirip hızın azaltılmasına çalışılır.

Etken Yavaşlatıcı

Açı denetim düzeneğine benzer bir düzenektir. Üretilen gücün çok olması durumunda pervane ve motorun açısını değiştirmeye yarayan düzenektir.

Genel olarak 50.000 rüzgar türbini, yıllık 50 milyar kw/sa erke üretir.

Rüzgar Santrallerinin Çevresel Etki Değerlendirmesi

Çevresel etki değerlendirmesinin amacı, ekonomik ve toplumsal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, tasarlanan bir etkinliğin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden belirlenip gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaktır.

Hava Kirliliğine Etkisi

Alternatif elektrik üretim yöntemleriyle karşılaşıldığında rüzgar erkesinin en önemli çevresel yararı, hava kirliliği açısından herhangi bir kirliliğe neden olmamasıdır. Rüzgar erkesi, taşıl(fosil) yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit salımını düşürecektir. Rüzgar erkesi, küresel ısınmaya karşı Kyoto Protokolü ile başlatılan savaşın en önemli silahlarından biridir.

Yer Seçimi ve Alan Gereksinimi

Rüzgar enerjisi parklarının geniş alan istemesi bir sorun gibi gözükebilir. Tek türbin açısından bakıldığında alan gereksinimi 700-1000 m²/mw düzeyindedir. Rüzgar parklarının birim kurulu güç başına toplam alan gereksinimi ise, bunun 150-200 katı üzerinde olup, tarla özgül alanı 0,1-0,2 km²/mw arasındadır. Ancak rüzgar tarlalarında türbinlerin kapsadığı gerçek alan, park toplam alanının %1-1,2’sidir. Türbinlerin aralarında tarımsal amaçlarla kullanılabildiğinden, toprak yitimi söz konusu değildir.

Gürültü Etkisi

Sanayileşme ve çağdaş uygulayım biliminin ilerlemesiyle ortaya çıkan çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. Gürültü “İstenmeyen ve dinleyene bir anlam ifade etmeyen ses.” olarak tanımlanabilir. Bu tanıma bakıldığında, sesin gürültü niteliği taşıması için mutlaka yüksek düzeyde olması gerekmediği anlaşılmaktadır.

Rüzgar Türbinlerinin Görsel Etkisi

Rüzgar tarlalarının en çok tartışılan çevresel etkisi görsel ve onları çevreleyen görünüm üzerindeki etkisidir. Ama rüzgar türbinlerinin görsel kirliliği kişisel bir kavramdır, bazen de ilgi çekici olabilir. Gölge titreşimi ve parıltı görsel etkinin bir başka durumudur. Güneş’in doğuşu ve batışı sırasında rüzgar türbinlerinin dönmekte olan kanatları gölge oynamasına, gölge titreşimine neden olabilir. Aynı biçimde parlak kanatlara gelen Güneş ışığı da çevreye yansıyarak parıltı etkisi yaratabilir. Bu sorunlar, kanatların ve türbinin günün her koşullarındaki renk koşullarına uyan açık mat gri renk ile boyanması ile en aza indirilebilir. Bir diğer görüntü kirliliğini engellemek için pilon türü kafes kulelerinin yerine boru türü kuleler kullanılmalıdır. Söz konusu rüzgar türbinlerinin görsel etkisi; temiz, çevreci ve ucuz bir enerji üretimine özen gösterildiğinde, estetik zevkten özveri gerekmektedir.

Rüzgar Türbinlerinin Kuş Ölümlerine Etkisi

Bir başka çevresel olumsuzluk ise kuş ölümleri olarak karşımıza çıkar. Kuş ölümleri daha çok toplu göçler sırasında karşılaşılan bir sorundur. Ancak bu sorun yüksek gerilim hatlarının yarattığı tehlikelerden büyük değildir. Danimarka’da Ornis Consult tarafından yapılan bir araştırma ile yerleşik kuşların türbinlere kolayca alışarak yuva yaptığı görülmüştür. Birçok göçmen kuş sürüsü de 150 m’den yukarıda uçtuğundan, türbin kanatları bunlar için bir tehlike oluşturmaz. Kuş göçleri genellikle 300-1.000 m arasında yoğun olmakla birlikte çok yükseklerde uçan kuşlar da vardır. Ama yine de rüzgar çiftliklerinin kurulduğu alanların göç yolları üzerinde olmaması en iyi çözümdür.

Türbine yuva yapmış bir kuş.

Rüzgar Türbinlerinin Habitata Etkisi

Rüzgar santrallerinin kurulacağı yerin seçiminde yeterli rüzgar gizili(potansiyel) ve alan olanağından başka, iletim hattına uzaklığı, dönüştürücü(trafo) gücü, sit alanı ve/veya doğal koruma, ulusal park alanı olup olmaması, yakınında uzun mesafeli alıcı-verici duyargalar(anten) ve bağlantı hatları bulunmaması gibi özelliklere de özen gösterilmelidir. İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde büyük rüzgar türbinlerinin yarattığı çevre sorunları nedeniyle ulusal park alanlarının sınırları içerisine ve çok yakınına kurulması yasaktır.

Rüzgar Türbinlerinin Elektromanyetik Girişim Etkisi

Elektromanyetik girişim, diğer bir sorundur. Yapılan araştırmalarda, elektromanyetik girişim ile televizyon ve radyo yayınlarının, havacılık ve denizcilik haberleşmelerinin olumsuz etkilendiği ortaya konmaktadır. Girişimin oluşma nedeni, rüzgar türbinindeki kanatlar ve gövdenin bir ayna görevi görmesidir. Alıcıdan gelen bildirimler yansıtılır ve yansıtılmış bildirimler alıcıya giden doğrudan bildirimleri etkileyebilir. En kötü koşullar yüksek sıklıklarda(frekans) olmaktadır. Büyük metal kanatlı bir rüzgar türbininin düşük nitelikli bir alıcı ve vericinin arasında güçsüz bildirimleri dağıtmasıyla oluşur. Rüzgar türbinlerinin mikrodalga rotaları üzerinde bulunmaması, yerel yükselticilerin kullanılmasıyla veya kablo bağlantılarıyla elektromanyetik girişim etki aşılabilmektedir. Rüzgar türbinlerinin elektromanyetik girişim etkisi kanat büyüklüğü ve malzemesi ile de ilişkili olarak değişmektedir. Metal ürünlerin kullanıldığı türbinlerde gürültü ve elektromanyetik girişim oranı yüksektir. Bu sorun, rüzgar türbin kanatlarının tahta, fiberglas veya karma ürünlerden üretilmesiyle aşılabilecektir.

Yeryüzünde Rüzgar Enerjisi 

2004 yılından bu yana yeryüzündeki toplam kurulu rüzgar gücü 47.616,4 MW’tır. Aşağıdaki çizgede(grafik) de görüldüğü gibi rüzgar erkesindeki kurulu güçler artan eğilimini sürdürmektedir. Bu dönemler içerisinde rüzgar enerjisi kurulu güçlerindeki ortalama artış oranı %29 gibi oldukça yüksek bir değerde gerçekleştirilmiştir. 2004 yılından bu yana en yüksek kurulu rüzgar gücüne iye(sahip) olan ilk 5 ülkenin, MW türünden toplam kurulu rüzgar güçleri, km² başına düşen toplam kurulu rüzgar güçleri kW türünden ve kişi başına kurulu rüzgar güçleri W türünden Tablo 1’de verilmektedir.

Dünyadaki kurulu rüzgar güçlerinin değişimi

Üstteki tabloda da görüldüğü gibi en yüksek kurulu rüzgar gücüne sahip ülke Almanya’dır. Buna karşın hem km² başına hem de kişi başına en yüksek değerlere sahip ülke ise Danimarka’dır.

Kurulu rüzgar gücü bakımından ilk beş ülke

2003 yılı verilerine göre Almanya elektrik enerjisi gereksiniminin %6’sını, İspanya %4-5’ini, Danimarka %20’sini, ABD ise %1’den daha az bir oranını rüzgardan sağlamaktadır. Kurulu rüzgar güçlerinin yeryüzündeki durumu kıtalara göre incelendiğinde Avrupa’daki kurulu güç oranının %73 ile en çok olduğu görülmektedir. Avrupa Kıtası’nı %15 ile Amerika, %10 ile Asya ve %1’er oranlar ile Avustralya ve Afrika kıtaları izlemektedir.

Rüzgar santrallerinden bir görüntü(Danimarka)

Türkiye’de Rüzgar Enerjisi 

Türkiye’de rüzgar gücü bakımından zengin olan bölgeler Ege, Marmara ve Doğu Akdeniz kıyılarıdır. Elektrik İşleri Etüt İdaresince hazırlanan Türkiye Rüzgar Atlası’na göre yerleşim alanları dışında 50 m yükseklikteki rüzgar hızları, Marmara, Batı Karadeniz, Doğu Akdeniz kıyılarında 6.0–7.0 m/sn, iç bölgelerde ise 5.5–6.5 m/sn civarında, Batı Akdeniz kıyılarında 5.0–6.0 m/sn iç bölgelerde 4.5–5.5 m/sn, Kuzey–Batı Ege’de ise kıyılarda 7.0-8.5 m/sn, iç bölgelerde ise 6.5-7.0 m/sn’dir. Diğer yandan ABD’nin uzay çalışmaları ile saptadığı meteorolojik veriler, Türkiye’nin rüzgar enerjisi bakımından varsıl olduğunu göstermektedir.

Türkiye’deki Rüzgar Santralleri

Türkiye Kurulu Gücünün Kaynaklara Göre Dağılımı(2012)

Türkiye’nin bulunduğu coğrafi yöreye bağlı olarak komşu ülkelerde ve bölge ülkelerinde yapılmış ölçüm verileri de bu bulguyu desteklemektedir. Türkiye’nin bugünkü teknik koşullarda rüzgar erkesi teknik gizili 88.000 mw, ekonomik gizilinin ise 10.000 mw dolayında olduğu öngörülmektedir. Wijk, A.J.M. van, ve Coelingh J.P.’nin 1983 yılında yapmış oldukları çalışmaya göre ise Türkiye’nin teknik gizili 83 gw, üretim gizili ise 166 tw/yıl’dır. Buna karşın Türkiye’nin toplam kurulu rüzgar gücü 20.6 mw’tır. 2004 yılında rüzgardan üretilen elektrik erkesi 54.9 gw’tır ve bu değer üretilen toplam elektrik erkesinin %0.04’üne karşılık gelmektedir.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kurulu Gücünün Yıllara göre Dağılımı

Türkiye’de Rüzgar Erkesinin Yıllara Göre Gelişimi

 

2005 Ocak ayından bu yana elektrik üretimi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca(EPDK) izin alan 243 tasarının 36’sı rüzgar santralı tasarısıdır. Yapılması düşünülen bu 36 tasarının güçleri 0,66 mw ile 135 mw arasında değişmekte ve toplam sığaları da 1.406,92 mw’tır. Bu rüzgar santralı tasarılarının 15’i toplam 596,46 mw ile Marmara Bölgesi’nde, 11’i 373,01 mw ile Ege Bölgesi’nde, 9’u ise 394.45 mw ile Akdeniz Bölgesi’nde ve 1’i 43 mw ile Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir.

Bu santrallerin devreye girmesi ile yılda 4.914.9 gw’lık elektrik üretiminin, başka bir deyişle yaklaşık Türkiye’nin bugünkü toplam elektrik erkesinin %3.3’ünün sağlanabileceği öngörülmektedir. Bu santrallerin yanı sıra rüzgar santrali kurumu için izin alabilmek için toplam 106 başvuru vardır ve bunların toplam gücü 3.309,63 mw’tır.

Türkiye’de Yer Alan Rüzgar Erkesi Santrallerine Örnekler

Yeryüzündeki toplam erke rezervlerinin durumuna bakıldığında, rüzgar erkesinden yararlanmanın, hem çevresel hem de kaynak varlığı açısından önemli olduğu anlaşılmaktadır. Yeryüzü erke rezervi tükenme yılı yaklaşık olarak kömür için 200 yıl, doğal gaz için 65 yıl, petrol için 40 yıl ancak rüzgar için sonsuzdur. Bulunan taşıl kaynaklı erke rezervlerinin gelecekte tükenecek olması, şu anda büyük bir bölümünü dışalımla sağlayan bir ülke olarak Türkiye’yi, artacak olan ederlerden ve elde etmedeki sorunlardan dolayı güç duruma sokacaktır. Bu nedenle elektrik erkesi üretiminin yenilenebilir kaynaklara doğru yönlendirilmesi, bulunan su kaynakları ile birlikte rüzgar erkesinden yararlanılması gerekmektedir.

2020 yılında şu anki elektrik erkesi tüketiminin iki katına çıkması durumunda bile yeryüzünün tüketeceği elektrik erkesinin %12’sinin rüzgardan karşılanabileceği biçiminde ileriye dönük çalışmalar vardır. 2020 yılında küresel elektrik isteminin %12’sinin rüzgardan sağlanacağı varsayımıyla 10.771 milyon ton karbondioksit azalması elde edilebilecektir. Bu da çevreye yayılan karbondioksit gazının önemli oranda azalacağı anlamına gelmektedir. Türkiye’de 2004 yılı verilerine göre 20,6 mw olan ve öngörülen ekonomik gizilinin yalnızca %0.21’ine karşılık gelen kurulu rüzgar gücü, izin almış tasarılar bitirildiğinde %14,28’e ulaşacak ve bugünkü toplam elektrik üretiminin %3,3’ü rüzgardan sağlanabilecektir. Bulunan kurulu rüzgar gücünün üyesi olması amaçlanan Avrupa Birliği ülkeleri düzeyine çıkarılması için devletçe özendirilmelerin artırılması, ağa bağlanması için gerekli uygulayım bilimsel altyapının oluşturulması, gerek iş olanaklarının oluşturulması gerekse var olan rüzgar gizilinden uzun sürede daha ucuz bir biçimde yararlanılması için rüzgar türbin uygulayım bilimine yatırım yapılması gerekmektedir. Bulunan rüzgar gizilinin kullanılmasının gerek ekonomik gerekse çevresel boyutları açısından önemi büyüktür. Bu kapsamda Türkiye’nin de 2020 yılı için amaçlanan %12’lik pay içinde yerini alması kaçınılmazdır.

Kaynakça

Taşgetiren, S.(1998) “Rüzgar Enerjisi” Çevko Cilt :8 Sayı : 29. Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Denizli.

Güler, Ö. “Dünya’da ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisi” İstanbul Teknik Üniversitesi, Enerji Enstitüsü.

Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu 7-8 Kasım 2012.

http://www.enerji2023.org, “Rüzgar Enerjisi Nedir? Rüzgar Türbinleri Nasıl Çalışır?”

https://enerjiteknolojileri.wordpress.com, “Rüzgar Enerjisi”.

http://www.ewea.org/, “Türkiye’de Rüzgar Enerjisi.”

PAYLAŞ
Önceki makaleBor
Sonraki makaleBüyük Patlama

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz