Anasayfa Makaleler Beşeri Nippur

Nippur

603
0
PAYLAŞ

Mezopotamya’nın ve Tanrı Enlil’in kutsal şehri Nippur bugün bile Bağdat ile Basra arasında, Fırat Irmağı’nın eski kollarından biri olan Şat en-Nil’in kuru yatağının iki kıyısında büyük bir tepe biçiminde önemini koruyor. Yaklaşık MÖ 5000’lerde, Ubeyd Dönemi’nde kurulan şehir MS 800’lere dek yerleşim amaçlı kullanıldı. Mezopotamya çapında daha çok dini anlamda önemli olan kent yüzyıllarca Tanrı Enlil’e kazandıkları savaşlar için teşekkür armağanları ve kurbanlar sunan kralların birbirleriyle yarıştığı politik de bir şehirdi. Hatta Babillilerin tanrısı Marduk, Mezopotamya’da en güçlü tanrı olduğu dönemlerde bile Enlil’in şehri Nippur hala ilgi çekiyordu. Ayrıca kurulduğu konum dolayısıyla Nippur, dönemin batı ve doğu uygarlıkları arasındaki ticaretin de önemli noktalarından biri durumundaydı.

Nippur Haritası.

Şehir sırasıyla Sümer İlhanlığı(imparatorluk), Lagaş Şehir Devleti, Uruk Şehir Devleti, Akad İlhanlığı, Gutiler, Elamlar, Babil, Kassit, Asur, Ahameniş, Part ve Sasani egemenliğinde kaldı. Şehir Müslümanlarca fethedildiğinde Sasani dönemiyle başlayan gerilemesi son bulmuş ve şehir boşaltılmış durumdaydı.

Mezopotamya’nın güçlü dini gelenekleri Nippur’u hem ayakta tutuyor hem de geliştiriyordu. Ancak şehir, Partların egemenliğine girdikten sonra değişik inançlarla karışarak özgünlüğünü yitirdi. Ne var ki değişik dini inançların şehre girmesi bile önemini azaltmamış hatta ilk piskoposlardan birkaçı bu kentten seçilerek Nippur’un Mezopotamya’nın dini yaşamının merkezinde kalmasını sağlamıştı. MS 4. ve 7. yüzyıllar arasındaki Sasani egemenliği döneminde şehrin ekinsel(kültürel) yapısı değişti ancak mimari gelenekleri, el işçilikleri, betimleme yöntemleri, astrolojisi, geleneksel tıp yöntemleri ve başka çokça geleneği ile Irak’ın dışına taşmıştır.

Roma, Mekke ve Kudüs’te de olduğu gibi kutsal bir şehir olarak Nippur’da da ekonomi canlıydı. Tapınaklara yapılan bağışlar, hacıların şehrin ekonomisine katkıları ve tapınakların işlediği verimli tarım alanları aracılığıyla üretilen dokuma hammaddeleri ekonomiyi sürekli canlı tutuyordu. Ayrıca bu tapınaklar başka diğer dinlerde de olduğu gibi kimsesiz ve düşkünlere açıktı. Söz konusu tapınaklara sığınan kişiler işçi veya asker sıfatlarıyla tapınak için türlü işlerde çalışırlardı.

Şehir 1889’da başlayan kazılarla birlikte Orta Doğu’daki kazı bilimsel çalışmaların odak noktası olmuştur. Yalnızca 1900’e değin; bir ziggurat, bir Enlil Tapınağı ve var olan Sümerce metinlerin %80’ini oluşturan, çoğu ekonomik metin içeren yaklaşık 30.000 tablet bulunmuştur. 20. yüzyılda yapılan kazılarda ise sevgi ve savaş tanrıçası İnanna için yapılmış bir tapınak bulunmuştur.

Kaynakça

Şikago Üniversitesi

Ancient-Wisdom

The History Files

PAYLAŞ
Önceki makaleÇatalhöyük
Sonraki makaleOsmanlı’da Coğrafya
1992 yılında Bursa'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü'ne giriş yaptım. Okurken çektiğim Türkçe coğrafi kaynak sıkıntılarını gidermek adına Ekopangea'nın kurulmasına önayak oldum.

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz