Anasayfa Fiziki Doğal Yıkımlar Sessiz ve Ölümcül Karbondioksit Patlaması

Sessiz ve Ölümcül Karbondioksit Patlaması

384
0
PAYLAŞ

Karbondioksit gerçekten de bir kıyacı(cani) mı? Bu görece az bulunan ve dokuncasız(zararsız) gaz molekülü artık insanlığın gerçek ya da hayali en kötü umacısı düzeyine yükselmiş bulunuyor. Ancak bu denli kötü bir ün kazanması yeni bir olay. Daha on yıl öncesine dek karbondioksit önemsiz bir gaz durumundaydı. İklim devinimlerinde önemli bir etken olarak görülmüyor ve kesinlikle kötücül bir atmosferik güç olarak değerlendirilmiyordu. Her şey ne denli çabuk değişti. Günümüzde bu gaz iklim değişikliği dediğimiz uzun süreli oyunun başrol oyuncusu oldu.

Günümüzde yerin altında ve üstünde bulunan tüm karbon eski yıldızların içinde bulunan yoğun füzyon fırınlarında oluştu. Güneş Düzeni genç bulutsusundan ortaya çıkarken iç gezegenler ortalama olarak daha ağır metallerden oluştular. Mars yörüngesinin ilerisinde kalan gezegenler ağır elementlerin çok küçük bir bölümünü alabildiler ve böylece gaz devleri oldular. Yer’de bu denli çok karbon ve su olması kuyruklu yıldızlar ve küçük gezegenlerce(asteroit) Güneş’e doğru taşınan büyük miktardaki Güneş Düzeni dışı maddelerin kalıntılarıdır. Sonuçta Yer oluşup soğuduğunda denizlerle kaplanmış azot, karbondioksit ve su buharınca çevrelenmiş kalın bir atmosferi bulunuyordu. Ancak geçen bütün zaman boyunca bu karbondioksitteki karbon, gaz biçiminde kalmadı. İki oksijen molekülü ile bağları çokça kimyasal tepkime sonucunda koptu ve özgür kalan molekül okyanuslar, ayağımızın altındaki toprak ve canlılar arasında gidip geldi. Böylece karbondioksit kendini katı, sıvı ve gaz biçiminde açığa vurabildi. Dolasıyla karbondioksit Yer var olduğundan beri kendini gösterdi.

Karbondioksidin uçucu gaz evresine ilişkin ilk gerçek bilimsel inceleme 1754’te İskoç Joseph Black tarafından gerçekleştirildi. Black’in en büyük katkısı karbondioksidin insanlarla birlikte tüm hayvanların solunum sırasında yaydıkları gaz olduğunu bulması oldu. Bu iyi bir başlangıçtı ama bu gazın başka özellikleri de keşfedilecekti. Ana buluşlardan biri gazın yeterince yoğunlaştığında insanlar için ağılı(zehirli) hatta öldürücü olduğuydu. Yani karbondioksit, atmosferde %10 gibi yüksek bir düzeye ulaşsa hayvanlar kendilerinden geçer ve birkaç saat içinde ölürlerdi.

İskoç fizikçi ve kimyacı Joseph Black(16 Nisan 1728, Bordeaux, Fransa – 6 Aralık 1799, Edinburg, İskoçya, Birleşik Krallık)

Geçmiş, bugüne ilişkin çok bilgi verir. 1986 yılında Kamerun’daki Nyos Gölü kıyılarında yaşayan 1800’den çok kişinin ölümü tamda bu yüzden olmuştu. Ağlatı(trajedi), başkent Yaounde’nin yaklaşık 322 km kuzeybatısında Nyos Gölü’nde yaşandı. Nyos Gölü’nde yanardağ etkinliği belirtisi yoktu. Sakin, gök renkli, güzel bir göldü, çevresi köylülerin geçimlerini tarım ve hayvancılıktan sağladığı küçük köylerle çevriliydi. 26 Ağustos 1986 gecesi bu köylerde yaşayanları büyük bir doğa olayı bekliyordu.

Nyos Gölü, Kuzey Batı, Kamerun

Karbondioksit, gölün derinliklerinde erimiş ve göl suyu karbondiokside doymuştu. Genellikle yanardağ ağzı göllerinde periyodik olarak suyun dolaşıma uğraması durumu yaşanır, böylece çözünmüş gazlar(yalnızca karbondioksit değil aynı zamanda sülfürik gazlarla birlikte) su yüzeyine ulaşır ve  dokuncasız bir biçimde atmosfere salınır. Ancak Nyos Gölü’nde durum böyle değildi. Gölün dibinde sıkışan gaz ani bir patlamayla atmosfere karıştı.

Yaşama tutunmayı başaran birkaç kişinin anlattıklarına göre, köylüler gürültülü bir ses duyduğunda akşam olmak üzeriydi. Gürültünün kaynağını denetlemek için evlerini terk ettiler. Nyos Gölü’nden fışkıran yüksek bir su kütlesi gördüler. Fışkıran bu su kütlesine eşlik eden, ak renkli bir buluta da tanık oldular. Bu bulut yaklaşık 100 m’ye dek yükseldi, gölün üzerine yerleşti ve vadi boyunca akmaya başladı. Bu gaz ırmağı köylere akıyordu ve köy toplumu bilincini yitirmeye başladı, yere çöktü. Sığır gibi büyükbaş hayvanlarla birlikte bilinçlerini yitirdiler.

Nyos Gölü’nden çıkan gazın yollarını gösteren taslak harita
Nyos Gölü’nden çıkan karbondioksit gazı akışını gösteren grafik

Gaz yoğunlaşmış biçimde gölün derinliklerinden ilk özgür bırakıldığında ak bir bulut oluşturdu ve bu bulut dağılarak vadiler boyunca tepeden aşağıya doğru akmaya başladı. Karbondioksit, havadan daha yoğun olduğu için tabandan akmaya başladı ve bu ak bulut sıradan atmosferdeki karbondioksitten %15 daha çok olduğunda soluyan canlılar olay yerinde öldü. Bu olay sonucunda göl düzeyi 1 m dolayında düştü ve yaklaşık olarak 1800 kişi ve 3000 dolayında hayvan yaşamını yitirdi. Ancak şunu da eklemekte yarar var; karbondioksit bulutuyla ilk karşılaşan köyde yalnızca 4 kişi yaşamını yitirdi çünkü daha yüksek bir yere çıkmayı başarabilmişlerdi.

Göl yakınlarındaki bir yerleşim yeri

Püskürmeden önce, Nyos Gölü maviydi ancak patlamadan sonra, Nyos Gölü koyu kahverengi bir renge büründü.

 


Kaynak

Ward, P.,D., (2014). Yerküre Sulara Gömülürken Buz Örtüleri Olmayan Bir Dünya’da Geleceğimiz, 41-45.

BBC NEWS
BBC SCIENCE
SMITHSONIAN INSTITUTION GLOBAL VOLCANISM PROGRAM
U.S. Geological Survey

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz