Anasayfa Haberler Çolpan’da (Venüs) Yaşam Olabilir

Çolpan’da (Venüs) Yaşam Olabilir

22
0
PAYLAŞ

Kraliyet Gökbilim Topluluğu, 14 Eylül 2020 sabahı çok büyük ve önemli bir açıklama yaparak, Çolpan’ın atmosferinde fosfin (PH3) bulduklarını duyurmuştu. Bu duyuruyu önemli yapansa bulunan düzeyde fosfinin (milyarda 20 molekül) yalnızca canlılık kökenli olabilmesi. Çünkü araştırmacılar, canlılık dışı kaynakların bu düzeyde fosfin üretemeyeceğini (veya böyle bir yol varsa henüz bilinmediğini) söylemekteler. Bu da Dünya dışında yaşam bulma umuduna yönelik çok önemli bir adım gibi görünmekte.

Fosfin gibi biyolojik ögelerle ilişkilendirilen kimyasal maddelere biyoimza adı verilmekte ve bu biyoimzalar, ortamda gizil (potansiyel) olarak yaşam bulunduğunu göstergesi sayılmakta. Bu keşif, yüksek olasılıkla Şili’deki Atacama (ALMA) ırakgörür dizisi ve Hawaii’deki James Clerk Maxwell ırakgörürü ile yapıldı. Araştırmacılar arasında Manchester Üniversitesi, MIT ve Cardiff Üniversitesinden uzmanlar var.

Fosfin (PH3), balık veya sarımsak gibi kokan, renksiz bir gazdır olup -87.7 °C’de kaynarken -133°C ise donar. Çok düşük derişimlerde (konsantrasyon) bile solunması ölümcül olabilen fosfinin büyük bir bölümü, canlıların vücudunda bulunan organik yapılı bileşiklerin oksijensiz ortamda bozunması sürecinde fosfatın parçalanmasıyla oluşur. Geri kalanı ise laboratuvar koşullarında üretilmektedir. Organizmalarsa fosfini üretebilmek için fosfat minerallerine hidrojen ekleyip fosfin üretirler. Çolpan’ın atmosferinde hiç oksijen olmaması, bu gazın bu tür mikroplardan geliyor olma olasılığını artırıyor.

Bu keşfi önemli yapan nokta ise şurası: Araştırmacılar, Çolpan’ın atmosferinde bulunan fosfin miktarının, yaşamsız (abiyonik) kaynaklardan gelemeyecek denli çok olduğunu keşfetmiş olabilirler. Eğer durum buysa ve ölçümlerde de bir yanlışlık yoksa, geriye kalan akla uygun iki açıklama var: Ya henüz bilinmeyen bir yaşamsız fosfin tepkimesi var ve Çolpan’da yaşanıyor ya da gezegende yaşam var.

Güneş’e en yakın ikinci gezegen olan Çolpan’ın yüzeyi, 450°C’nin üzerine çıkan sıcaklıklar nedeniyle, canlıların yaşamasına uygun bir ortam değildir. Çolpan o denli sıcaktır ki, demir bile katı durumda kalamaz ve yüzeydeki basınç, hemen her şeyi ezebilecek denli güçlüdür. Ayrıca bulutlarında bol miktarda sülfürik asit bulunan Çolpan, canlılığa hiç de uygun bir yere benzememektedir. Ancak gezegenin atmosferinde yükseldikçe sıcaklıklar düşmeye başlamaktadır. Gök bilimciler onlarca yıldır Çolpan’daki yüksek bulutlarda mikroorganizmaların yaşamasının olanaklı olduğunu öne sürüyorlardı. Ancak bugüne dek tezlerin doğru olabileceğini gösteren herhangi bir bulguya ulaşılamamıştı.

Araştırmaları daha da heyecanlı kılan bir diğer nokta, araştırmacıların bu keşfi, Çolpan’ın görece daha yaşanabilir olduğu düşünülen atmosfer katmanlarında keşfetmiş olmaları. Kimi bilim kişileri, Çolpan’ın atmosferinin üst bölümlerinde, Dünya’dakine benzer sıcaklık ve basınç değerleri olduğunu, dolayısıyla buralarda yaşamın barınabileceğini ileri sürüyorlardı. Eğer haklılarsa, bağımsız veri hatları ortak bir noktayı gösteriyor olabilir. Ancak Çolpan, bundan birkaç milyar yıl önce yüksek olasılıkla bu denli ölümcül değildi. Öyle ki, sera gazı etkisi altında cehenneme dönmeden önce yüzeyinde okyanusların bile bulunduğu düşünülüyor. Fosfin uzmanı olan, MIT’den Clara Sousa-Silva şöyle diyor: Uzun bir zaman önce, Çolpan’ın yüzeyinde okyanuslar olduğu ve Dünya gibi yaşanabilir bir gezegen olduğu düşünülüyor. Çolpan, giderek daha az yaşanabilir oldukça, eğer üzerinde yaşam varsa bunun da uyum sağlaması gerekirdi. Eğer böyleyse, günümüzde yaşam atmosferin çok dar bir bölümünde bulunuyor ve buradaki organizmalar yaşamayı sürdürüyor olabilir. Bu durum, Güneş’in yaşanabilir bölgesinin ucunda olan bir gezegenin, Dünya atmosferindeki yaşamı olanaklı kılan koşullara iye olabileceğini gösterir.

Her ne denli bu bulgu şaşırtıcı olsa da, birçok bilim kişisi uzun yıllardır Çolpan’ın atmosferinde yaşam olabileceği olasılığı üzerinde duruyordu. Carl Sagan bile, Çolpan’ın atmosferinde yaşam olabileceğini öne sürmüştü. Ancak asidik bulutlardan ötürü bunun olmasının çok güç olacağı düşünülüyordu.

Bilim kişileri , fosfin kaynağı olabilecek diğer tüm olasılıkları elemeye çalıştılar ve ellerinden geleni yapmalarına karşın fosfinin başka nasıl üretilebileceğini bulamadılar. Örneğin Güneş ışınlarını, yüzeyden fırlayan mineralleri, yanardağları, yıldırımları ve diğer tüm olası açıklamaları değerlendirdiler; ama hiçbiri, ırakgörürlerin gördüğü fosfin miktarını üretemiyordu. Oysaki karasal organizmalar, sığalarının (kapasite) yalnızca %10’unda bile çalışacak olsa, Çolpan’da bulunan düzeyde fosfini üretebilirdi. Sousa-Silva şöyle diyor: Bir olumsuzu kanıtlamak çok güçtür. Gökbilimciler, yaşam olmadan fosfinin nasıl üretebileceğine ilişkin tüm olasılıkları düşündüler ve bu çabayı kutlamak gerekiyor. Kutlanmalılar, çünkü fosfin üretebilecek bildiğimiz pek bir abiyotik süreç kalmadı.

Çolpan’ın atmosferinde fosfin bulmak beklenmedik bir kazançtır. Bu keşif birçok soru doğuruyor; örneğin nasıl bir organizmanın bu ortamda yaşam sürdürebileceği oldukça önemli bir sorudur. Dünya’da kimi mikroplar %5 oranında aside direnebilirler; ancak Çolpan’daki bulutlar neredeyse tümüyle asittendir.

Eş yazarlardan Janusz Petkowski şöyle diyor: Bu şu anlama geliyor: Bunu üreten ya yaşamdır ya da kayalık gezegenlerde bulmayı beklemediğimiz bir diğer fiziksel veya kimyasal süreçtir. Kayalık bir gezegende fosfin üretebilecek bütün olası yolakları tek tek inceledik. Eğer bunu üreten yaşam değilse, kayalık gezegenlere ilişkin bilgimizde büyük eksikler var demektir.

Greaves ise şöyle diyor: Bu araştırma tümüyle merak amaçlı yapıldı. JCMT ırakgörürünün güçlü teknolojisini kullanarak, gelecekte ne tür yatırımlar yapılabileceğini düşünürken ortaya çıktı. Uç senaryoları eleyebileceğimizi düşünüyorduk; örneğin Çolpan’daki bulutlarının organizmalarla dolu olmadığını görmeyi bekliyorduk. Ama fosfinin ilk izlerini bulmak bizler için çok şaşırtıcı oldu.

Araştırmacılar, atmosferde bulduklarının gerçekten fosfin olduğundan emin olmak için 6 ay boyunca veri incelemesi ve denetlemesi yaptılar. İngiltere’deki ALMA Bölgesel Merkezinden ve Manchester Üniversitesinden Anita Richards şöyle diyor: Bizi en çok rahatlatan şey, ALMA’nın yinelenen gözlem yapabilmesi için koşulların uygun olması oldu. Çolpan, Dünya’ya uygun bir açıdaydı. Veriyi işlemek güçtü; çünkü ALMA olağan süreçte Çolpan gibi çok parlak nesnelerdeki çok silik izlere bakmakta kullanılmaz.

Greaves şöyle diyor: Ancak iki gözlemevi de aynı sonuca vardı: Fosfine ilişkin doğru dalgaboyunda silik bir emilim gördük. Bu moleküller, arka plandaki sıcak bulutlarla aydınlatılmıştı.

Araştırmacıların şimdi yaşam ile ilişkili diğer gazları Çolpan’ın atmosferinde araması bekleniyor. Ayrıca mevsimsel değişimlerin gaz miktarını nasıl etkilediğini inceleyecekler. Bulguları, uzay araştırmalarının yeniden Çolpan’a dönmesini sağlayabilir.

Kaynak

Evrim Ağacı

TÜBİTAK

BİR YANIT BIRAK

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı buraya giriniz